20 Nisan 2018 Cuma5 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İçinizden insanları hayra çağıracak, iyiliği emredecek, kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmran / 104)
  • “Münafığın alameti üçtür. Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman yerine getirmez ve ona güvenildiği zaman hıyanet eder” (Buhari, Müslim, Tirmizi)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:38Güneş 06:11Öğle 13:09İkindi 16:53Akşam 19:55Yatsı 21:22
    • 19°C Adana
    • 17°C Adıyaman
    • 7°C Afyon
    • 9°C Ağrı
    • 12°C Amasya
    • 11°C Ankara
    • 22°C Antalya
    • 11°C Artvin
    • 23°C Aydın
    • 14°C Balıkesir
  • BIST: 110.932 -1.06
  • Altın: 174,726 -0.05
  • Dolar: 4,0581 0.43
  • Euro: 4,9812 -0.14

Mülteciler, Batı ve imaj meselesi...

Haşmet Babaoğlu

Ayaklarınızı uzatmış televizyonda gerilimli bir film izlediğinizi düşünün... 
Asya'da karanlık, ıslak, uzak bir ülkede geçiyor. Ortalık kan revan, katliamlar bitmiyor.
Bir süre sonra filmdeki kötülükleri o coğrafya insanının tabii özelliği gibi algılıyorsunuz.
Ve beyaz kahramanın daha fazla insan ölmeden ortaya çıkması için neredeyse dua edecek hale geliyorsunuz.
Her seferinde böyle oluyor, değil mi?
Zaten insanlık tarihinin en gaddar coğrafyasını sorsalar... 
Ortadoğu'dan başlayıp sayarsınız; Asya, Afrika... 
Oysa biliyorsunuz. İlköğretim çağınızdan beri kolonyalizmin korkunç serüvenlerini, daha geçen yüzyıldaki iki dünya savaşını falan biliyorsunuz.
Fakat diliniz varmıyor işte!
Niye varmıyor, orası önemli! 

***
Salı günkü "Beyaz Batı'yı çırılçıplak görmek" başlıklı yazımda, hatırlarsınız, Suriyeli sığınmacılar karşısında Batı'nın "evrensel değerler" ve "insan hakları" cilasının döküldüğünü anlatıp "dikkat etmek gerek" demiştim.
Neden? Çünkü Batı, kendi sefilliğinin böyle sür git göze batmasını istemez, dünyanın gözlerini kör etmeye çalışır.
Elbette basit bir kelime oyunu yapmıyorum.
Gaz odalarının mucitlerini "medeni"ler olarak görmüyor muyuz? 
Dünyanın Batı karşısındaki bakar körlüğü muazzam bir kültür endüstrisinin ürünüdür. 
Muhtemeldir ki, birkaç sene sonra yine o Danimarkalı genç polisin görüntüsünü piyasaya sürecekler, mültecilerin ziynetlerini alıp sattıklarını hatırlamamızı önleyecekler. 
Filmler, diziler, kışkırtılan hazlar, yalandan ağızlara çalınan kültürel ballar niye var ki!
Yine muhtemeldir ki, Suriyeli mazlumlara kapılarımızı açtığımızı unutacağız; birileri 3 milyar euroyu kapmak için bunu yaptığımızı genç kuşaklara fısıldayacak. 
Batılılarsa kabul ettikleri bir avuç sığınmacıdan birkaç bilim insanı, birkaç sanatçı çıkartacak ve onları gözümüze sokacaklar..
Bir kez daha "medeniyet"lerine hayran olalım ve kendi halimize kahrolalım diye. 
***
Neymiş?
Göçmen sorunu karşısında Avrupa'nın değerleri ölüyormuş, Batı'nın idealleri çözülüyormuş...
Dış basında şimdi sürekli bunlar yazılıp çiziliyor.
Oysa acayip bir durum yok.
Bizim tuzu kuru beyazların tatillerde sırf ağızlarının tatları kaçmasın diye iyilik meleğikesilmelerine benzer Batı'nın bu halleri...
Şimdi tatil bitti.
Özlerine dönüyorlar.
Cimri kalplerine, gücünü kibrinden alan rafine şiddetlerine ve korkak zihinlerine...

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÜYE İŞLEMLERİ
    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
    Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.