26 Nisan 2018 Perşembe11 Şaban 1439
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • “İman edenlerin Allah'ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi? Daha önce kendilerine kitap verilip de, üzerinden uzun zaman geçen, böylece kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onlardan birçoğu fasık kimselerdir.” (Hadîd, 16)
  • “Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh'ı zikretmek ve O'na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk'a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 04:26Güneş 06:02Öğle 13:08İkindi 16:55Akşam 20:02Yatsı 21:31
    • 30°C Adana
    • 28°C Adıyaman
    • 23°C Afyon
    • 19°C Ağrı
    • 30°C Amasya
    • 27°C Ankara
    • 31°C Antalya
    • 24°C Artvin
    • 32°C Aydın
    • 27°C Balıkesir
  • BIST: 107.374 -0.03
  • Altın: 173,060 -0.35
  • Dolar: 4,0616 -1.01
  • Euro: 4,9543 -0.91

Hastalanmak... Erkekler ve kadınlar

Haşmet Babaoğlu

Gecenin sabaha yaklaşan saatleri...
Belki bir saat öncesine kadar sıkıntılı koşturmalara sahne olan acil servis koridorlarında şimdi çıt çıkmıyor.
Doğru zamanı seçmişim, diyorum içimden.
Sükûnet içinde bir köşede kendimi dinleme arzusuyla doluyorum.
Hemşire serumumu taktıktan sonra kumaş perdeyi çekip ışığı söndürüyor.
Ne tuhaf! Doktora görünmeyi hiç sevmeyen, hastanelere eş dost ziyareti dışında uğramayan ben şimdi şu daracık yatakta beş yıldızlı konfor buluyorum.
Ah, bir de iki üç yatak ötemde içli içli ağlayan minik kız çocuğunun ateşi düşse!..
Onun için dua ederken ağrılarım haşinliğini kaybediyor, huysuz ve eski bir tanıdığa dönüşüyor.
Sonra hemcinslerimin ve kadınların hastalıkla ilişkisini düşünmeye başlıyorum...

***
Biz erkekler "azıcık dinlen, hasta olacaksın" dendiğinde bile irkiliriz. Uyuz bir günümüzde değilsek veya bir angaryadan kaçmıyorsak, bu lafa neredeyse bilinçdışı bir tepkiyle itiraz ederiz.
Çünkü "yatmak" ters iştir.
Elden ayaktan düşmek, basbayağı "düşmek" gibi gelir.
Çünkü ne denirse densin, bir tür "iktidar mahluku"yuz! Öyle yetiştiriliriz ve biliriz ki, iktidar diktir, dirlik düzenliktir.
Ama tam da bu yüzden, hastalıklarla ilişkimizi gizlice yürütmeyi isteriz.(Kadınlar açıktan korkusuzca kucaklarlar hastalıkları!)
Bizim için ihtiyarlıkta bu bakımdan ferahlık vardır: "Yenilgi" artık saklanamayacak kadar çıplak biçimde ortadadır ve hastalıkta bile bir şefkat bulunacaktır.
***
Eminim, farkındasınızdır; kadınlar ilk şokun hemen ardından hastalıklarını "kendilerindenbir parça" yaparlar ve bazı ağrıların kucağına kedi gibi sokulurlar.
Oysa biz erkeklerin hastalıkları nasıl da eğreti, uyumsuz, yabancıdır, değil mi? Düşman saldırısı sayarız.
Diyeceksiniz ki, son yıllarda erkekler arasında sık rastlanan hipokondri (hastalık hastası olma hali) neyin nesi peki?
Davranış bilimlerinin bin türlü açıklama çabası var. Fakat bana sorarsanız, bunun sebebi bir tür "güç yorgunluğu"dur. Bu tatsız ödevden, bu ağır yükten, hatta bu zorunlu "gösteriş"ten kurtulabilmenin yollarını arıyoruz.
***
Hemşire biten serum torbasını çıkartırken "şimdi nasıl hissediyorsunuz?" diye soruyor.
İyiyim diyorum.
Ağrımı ya unutmuştum ya da dinmiş; ayrıntısıyla ilgilenmek içimden gelmiyor.
Minik kızın ağlaması da durdu, mırıl mırıl sesler çıkartıyor. Belli ki, ateşi düşmüş.
Şu bir saat içinde cep telefonuma, Twitter'a, memleket haberlerine falan bakma fırsatı bulamamışım.
Zaman durmuş sanki bir anlığına.
Daha ne isterim! Şükür!
(Okurlar için not: Merak edilecek bir şey yok. Basit bir sorundu, geçti.)

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.