24 Eylül 2018 Pazartesi14 Muharrem 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ...(Mutaffifîn, 83/1-3)
  • "Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün nefret edebilirsin. Nefret ettiğinden de ölçülü nefret et, belki bir gün sevebilirsin."(Tirmizî, "Birr ve Sıla",60)
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:21Güneş 06:46Öğle 13:02İkindi 16:25Akşam 19:07Yatsı 20:26
    • 26°C Adana
    • 25°C Adıyaman
    • 18°C Afyon
    • 13°C Ağrı
    • 24°C Amasya
    • 26°C Ankara
    • 24°C Antalya
    • 18°C Artvin
    • 27°C Aydın
    • 27°C Balıkesir
  • BIST: 99.547 1.59
  • Altın: 236,918 -2.42
  • Dolar: 6,1013 -2.54
  • Euro: 7,1788 -2.40

Alçaklığın bu kadarı...

Haşmet Babaoğlu

Birbirlerinden ölümüne korkmaya başladılar...
Emin olun ki...
Almanya ve Fransa iki insan olup gece karanlığında bir sokakta karşılaşsaydılar, sırtlarını duvara verip tetikte dururlardı.
İtalya deseniz, yüzüne gülümseyip sürekli arkasından konuşan bu mahalleden sıkıldı, canına tak etti.
İspanya sevdiklerini, malını, mülkünü, geleceğini mahallenin dayısı Almanya'ya kaptıralı çok oldu. Teslim mi olsun, isyan mı etsin, bir türlü karar veremiyor.
Yunanistan'ın cebi delik!
Gününü zor kurtarıyor ve geceleri kafayı yastığa koyduğunda mahallenin yedi sülalesine sövüp sayıyor.
İngiltere mi? O zaten mahalleden ayrıldı, köprüleri attı.
Daha neler neler!
En son racon kesecek bir "abi" aradılar; yolları Vatikan'a çıktı.
Papa'nın önünde sepet gibi dizildiler ama içlerindeki güvensizlik ve korkuyu bastırmaları ne mümkün!

***

Peki, birbirlerinden duydukları tedirginliği kaldırmak için ne yapıyorlar, diye soracak olursanız...
Cevap net: Birlik olmalarını sağlayacak bir "öteki" inşa etmeye çalışıyorlar.
Yani bizim Avrupa'nın "öteki"si olduğumuz o çok eski duygu iklimini hortlatıyorlar.
Tabii bunda bile dürüst değiller.
O yüzden de referandumu günah keçisi haline getirdiler.
Akılları sıra bizi korkutuyorlar.
Bakanları, bürokratları, aydınları, medyalarıyla üzerimize çullanıp "Referandumdan evet çıkarsa, sizi fena yaparız ha!" demeye getiriyorlar.
Tehditlerinin, terbiyesizliklerinin sonu gelmiyor.
Bir bakıma iyi de oluyor!
Böylece üzerlerine örttükleri yaldızlı demokrasi ve hukuk şalı omuzlarından kayıp çirkinliklerini çırılçıplak bırakıyor.

***

Eh, diyelim ki Avrupalıyı anladık...
Çünkü bir "Avrupa medeniyeti" projesi olarak muazzam bir duygusal yatırım ve ekonomik emek verdikleri Avrupa Birliği'nin çatırdaması onları çıldırtıyor.
Diyelim ki, bizim burada doğduğuna pişman "beyazlar"ın ruh hali de onlardan farklı sayılmaz.
Zaten varlıkları bir Avrupalı göz tarafından onaylanmadan yaşamayı bilmiyorlar ki!
Fakat milli medyada yazıp çizmesine rağmen Avrupalılarla birlik halinde kendi milletini korkutanları anlayabilir miyiz? Asla!
Hiç utanmadan köşesinden kendi milletini krizle, darbeyle, savaşla korkutmak için bin dereden "taş" getiren mahcup "hayır"cılara baktıkça...
Pes, diyorum...
Bu kadar alçaklık olmaz, olamaz.
Bu tarlaları nasıl böyle derin sürmüşler?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.