Halil Mert

Halil Mert

Kraliçe’nin Adamları.. 300 yıldır etkinler!

Kraliçe’nin Adamları.. 300 yıldır etkinler!

         İngiltere, Güneş Batmayan İmparatorluk..

         Resmi adı Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı olan ülke, 4 bölgeden oluşan bir adalar ülkesidir. Birlik, dört ülke İngiltere, İskoçya, İrlanda ve Galler’den oluşur.

         İngiliz Milletler Topluluğu fikri, İngiltere’nin her şekilde bütün dünyaya hâkim olması gerektiğine inanan Winston Churchill’e aittir. Churchill, eski sömürgelerden yararlanma amacını taşıyan bir strateji ortaya koymuş ve buna “üç daire” prensibi demiştir. Kısmen kesişen bu daireler, üç ayrı kategoriyi kapsamaktadır: 1. İngiliz Milletler Topluluğu; 2. Amerika Birleşik Devletleri ile stratejik ortaklık seviyesinde ilişkilerin kurulduğu Anglosakson ekseni ve 3. İngiltere’nin belirleyici bir rol oynamak istediği Avrupa.

 

         Dünyanın dört bir tarafına yayılan İngiliz Milletler Topluluğu’nun üyelerinin bölgelere dağılımı şöyledir: Afrika: Botsvana, Kamerun, Gana, Kenya, Lesotho, Malavi, Mauritus, Mozambik, Namibya, Nijerya, Ruanda, Seyşeller, Siera Leone, Güney Afrika Cumhuriyeti, Svaziland, Uganda, Tanzanya, Zambiya

         Asya: Bangladeş, Brunei, Hindistan, Malezya, Maldivler, Pakistan, Singapur, Sri Lanka. Amerika ve Karayipler: Antigua ve Barbuda, Bahamalar, Barbados, Belize, Kanada, Dominik Cumhuriyeti, Grenada, Guyana, Jamaika, Saint Lucia, Saint Kitts ve Nevis, Saint Vincent ve Grenadinler, Trinidad ve Tobago. Avrupa: Kıbrıs Rum Kesimi, Malta, Birleşik Krallık

         Büyük Okyanus: Avustralya, Fiji, Kiribati, Nauru, Yeni Zelanda, Papua Yeni Gine, Samoa, Solomon Adaları, Tonga, Tuvalu, Vanuatu

 

         Hâsılı kraliçe iki milyar insanı yönetmekte yâda sömürmektedir. Ordusunda en çok Müslüman asker olan ülke İngiltere’dir.

 

         İngiltere Kraliçesi, İngiliz Milletler Topluluğu’nun başı olarak tanınmaktadır. Kraliçe ayrıca Kanada, Yeni Zelanda ve Avustralya da dâhil olmak üzere topluluk ülkelerinden 16’sının devlet başkanıdır. İngiliz Milletler Topluluğu ülkelerinde “devlet başkanı” sıfatı taşıyan “genel vali”ler Kraliçe tarafından atanmaktadır. Genel valiler emekli olmuş eski politikacılardır.

         Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD dâhil tüm diğer ülkelerde, İngiltere’ye özgü “Anglosakson modeli” denen hukuk sistemi kullanılmaktadır. Bu sistem son sözü ve nihai kararı İngiliz kurumlarının vereceği şekilde kurgulanmıştır. Öyle ki 1980’li yılların sonuna kadar Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin bile anayasalarında yaptıkları değişiklikler için İngiltere’nin onayını alma zorunluluğu vardı. Kraliyet Danışma Kurulu Yargı Konseyi, halen Karayipler ve Pasifik’teki bazı eski kolonilerin en yüksek temyiz mahkemesidir.

         Bu ülkelerde dini inanış (Anglikanizm) bile İngiltere’deki ile aynıdır. Kilisenin ruhani ve dini lideri de kraliçedir. Yani bize demokrasinin beşiği diye gazlanan ülke, krallıkla yönetilen ve laik olmayan bir devlettir.

 

         ABD’li sosyolog Immanuel Wallerstein, İngiliz Milletler Topluluğu üyesi ülkelerin politik ve ekonomik anlamda bağımlılıklarının hala sürdüğünü belirtmekte ve bağımlılığın, kolonilerde oluşturulan “YEREL ELİTLER” tarafından sürdürüldüğünü belirtmektedir. Bir başka deyişle İNGİLİZ DERİN DEVLETİ, tıpkı koloni döneminde olduğu gibi, günümüzde de hâkimiyeti altına almak istediği topraklarda, İngiliz çıkarlarını savunacak ve bilgi akışını sağlayacak çeşitli ajanlar ve işbirlikçiler edinmektedir. Bu kişiler, çoğu zaman devlet başkanlığı, bakanlık gibi kritik görevlerde dahi olabilmektedirler. Yerel işbirlikçiler, İngiliz derin devletinin her konuda devrede olmasını sağlamaktadır.

 

         Geliyoruz Ülkemize..

         İngilizler 18. Yüzyılda Vehhabilik ile başladı saldırı ve tahribata. Abdulhamid Han diyor ya; “Hangi taşı kaldırsam altından İngiliz çıkıyor.”

         1. Dünya Savaşı’nda en büyük toprak kaybını İngilizlere karşı yaşadık. Çanakkale’de onlar vardı. Yunan Ordusu’nu onlar eğitip, silahlandırıp karşımıza diktiler. Lozan’da karşımızda onlar vardı. Sonra dediler ki; “Türk’ü madde planında hür bırakalım, mana planında esir..” Nitekim kurumlarımız batılı oluştu. Durum şu; sistemi kuranlar da İngiltere’ye yakın, sistemle din adına mücadele edenlerin bir kısmı da İngiltere’nin kontrol ve güdümünde.

        

         Bu gün, bakıyorsunuz ülkemden birilerini Kraliçe İngiltere’de özel misafir ediyor. Bu adamlar dindar. Devlette her seviyede yöneticilik yapmışlar. Bu arada Solcular da var. Bakıyorsunuz, Sağcı-solcu bir araya gelip Cumhurbaşkanımızın karşısına bir aday çıkartmaya çalışıyorlar. Solcu CHP ile İslamcı SP, Bölücü HDP, Sosyalist birileri AKPARTİ kurucusu eski Cumhurbaşkanı, Kraliçeden madalyalar ve unvanlarla donatılmış Abdullah Gül’ü aday çıkartmaya çalışıyorlar. Abdullah Gül de aday olmaya hazır.. Neden peki?

A. Gül, geçmişte bizzat R. T. Erdoğan tarafından “Kardeşim Abdullah Gül” diye aday gösterilmişti. Şimdi Solcu CHP ile İslamcı SP’ni, AKPARTİ’li Abdullah Gül’ü hangi değer bir araya getiriyor? Düşünebiliyor musunuz? Elbette Kraliçe.. Yani “YEREL ELİTLER PROGRAMI”

 

Düne kadar erken seçim naraları atan muhalefet bu gün pişman ve AB, “Seçimi zamanında yapın!” diye teklif yapıyor.

İslam Dünyası paramparça.. Bir yanda radikaller, diğer yanda diyalogcular. IŞİD, FETÖ, ETÖ… ve işbirlikçi siyasiler, işadamları, bürokratlar.. Bunların tamamını görmedik mi? Biliyor musunuz, kaymakamlarımızın tamamı sadece İngiltere’de staj yapıyor.

 

Aziz Milletim ve Yerli, Milli Olan yöneticiler. Şu Muhafazakâr hımbıllığından, Müspetlerin ferasetsizliğinden kendimizi de ümmeti de, insanımızı da kurtaralım. Seçim süreçleri bizim için hep kritik. Nesi mi? Dış güçlerin oyunlarına dikkat edilmeli? Bu gün FETÖ 15 Temmuz İhanet girişimi dahi onların tezgâhı değil mi?

 

Büyük Türk Milleti..

Seçim sürecinde çok çalışmalısın. Oyunları bozmalısın. Kalleşçe pusuya yatmış her kese karşı dikkatli olacaksın. Özellikle de İngiliz Gevuruna karşı.

Güzel günlerimiz gelecek. Allah oyunlarını bozuyor. Bizler de oyunları, tezgâhları daha büyük kitlelere anlatmalıyız. İçimizdeki İngiliz Uşaklarına selam bile verilmemelidir. Ders almalıyız. Biz Abdulhamid Han’a binbir hakaret eden İstiklal Marşı şairlerini gördük. Sultan Abdulhamid Han’a binbir hakaretler edip, eserlerine bir satır bile özür yazmayıp, papaya mektup yazanları da biliyoruz. Ki talebeleri koca sultanın torunlarının bulunup hak helalliği talep edildiğini anlatırlar. Allah aşkına yazılacak iki satır özür daha hakperestçe değil mi?

Biz FETÖ’den sonra biraz daha uyandık. Uyuyanlara, uyuyanları uyutup istismar edenlere, Milletimizin birliğine karşı çıkanlara duyurulur. Sizin yalanlarınızı da, arkanızdaki Kraliçenizi de yeneceğiz.

 

 

        

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Halil Mert Arşivi