Muhsin Meriç

Muhsin Meriç

Arınma ve normalleşme vakti

Arınma ve normalleşme vakti

Normalleşme ‘krizi’nin derinliği ve stresi, normalleşmenin çapını ve büyüklüğünü göstermesi bakımından önem arz ediyor.
Aslında bu bir kriz falan değil, olsa olsa iyileşme veya düzelme denebilir olan bitenlere.
Gelişmelerin ‘olağan üstü’ olması, ‘üst’lerin olağanlaştırdıklarının dışında hadiselerin meydana gelmesinden kaynaklanıyor.
Yaygın tabirle, üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçişin gayet normal tezahürleri yaşananlar.
Bakın memnuniyetsizlik içinde olanlara, ‘hukuk’, sözlerinin semtine uğramıyor, varsa yoksa ‘teâmül’, askeri dizayn etme, ‘sivil darbe’ gibi sihirli laflarla milletin kafasını bulandırıyorlar.
Oysa o itimat edemedikleri milletin ezici çoğunluğu, pislikleri paçalarından akan bu güruhun yaptıklarından veya yapamayıp ellerinde patlayan planlarından dolayı bunlara lanet okuyor!
Ne teâmülü, ne darbesi, ne dizaynı Allah aşkına!
Eski çamlar çoktan bardak oldu!
Ama bizdeki eski millet ve halk düşmanları bugün bey oldu, baş ağa oldu, vekil oldu, başkan oldu! Hiçbir şey olmazsa şöyle devrim kaçkını bir gazetede bir köşe başının kâhyası oldu!
Bunlar bu milletin ne ölmesini ne onmasını isterler!
Ölmesini istemezler; çünkü sömürecekleri, adam edecekleri, sırtlarına basıp atlarına binecekleri, kendi karanlık tertipleri uğruna evlatlarını seve seve ölüme gönderecek bir köle-halk lazım onlara!
Onmasını da istemezler; zira zenginleşen, okuyan halk gün gelir hakkını da ister! Gerçekten Cumhuriyeti yönetmek ister! Hukuk ister! Valinin de, askerin de, vekilin de, başbakanın da kendinden olmasını ister!
“Daha önce istedi de ne oldu?” demeyin!
“Hizaya getirildi!” demeyin lütfen!
Şimdi durum çok farklı çünkü!
Ne memleket eski memleket, ne millet ne de dünya!
Şimdi hizaya gelme sırası, millete rağmen bu ülkede caka satanlarda!
Vesayetçi anlayış, laikçi kafa, zorba zihniyet ihanetinin bedelini kazandığı itibar ve statüyü kaybederek ödeyecek!
Ödemeli!
Ülke tüm kirlerinden temizlenmeli, arınmalı, tasaffî etmeli.
Bu tasaffî için kim ve hangi kurum olursa olsun, eli kanlı ve kirli ise tasfiye edilmeli!
Tâ ki yeni bir başlangıç ile Cumhuriyet cumhurunun mutluluğuna hizmet edebilsin.
Tâ ki milletin her ferdi, başı dik, alnı ak, ülkesi ile iftihar edebilsin!
Son günlerin ‘olağan üstü’ gelişmelerinin, büyük resim gözden kaçırılmadan değerlendirildiğinde, ‘kriz’ değil normalleşme alâmetleri olduğunun altını bir kez daha çizelim.
Bütün olan bitenlerin 12 Eylül’e giden yolda, bahar fırtınaları gibi hayırlı gelişmeler zinciri olduğunun altını iki defa çizelim.
12 Eylül’de “Evet” d(iy)ememe ih(ti)malinin affedilir bir cürüm olmadığının altını ise üç defa çizelim.
Ve bu mühim kavşaklarda, musibetin ve masiyetin kol gezdiği hassas zamanlarda, taat ve duâ ile hareket etmenin gerçek vatan borcu olduğunu bilelim.
Bir asra yakındır biriken mazlumların duâları neticesinde bugün birtakım zulüm ehli, zindan yolunda…
Şimdi, sabır, itidal-i dem, itina ve ihtiyat zamanı...
Şimdi, feraset ve basiret vakti...
Şimdi yeniden doğmak için yinelenmek dönemi…
Ramazan-ı Şerif arifesinde, günahlardan kurtulmak için, nasıl kulun arınması gerekiyorsa, güzel ülkemin de Ramazanını hakkıyla yaşaması için arınma vakti şimdi.
Hayırlı, mübarek olsun!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Muhsin Meriç Arşivi