Eğitimde dikkat edeceğimiz

Eğitimde dikkat edeceğimiz

Beşikten mezara kadar eğitimin devam edeceğini sevgili peygamberimiz bildirmiş.Kendi eğitiminizde olsun, çocuklarınızın eğitiminde olsun kendiniz gibi ölümlü insanların etkisi altında kalarak kendi madeninizin keşfine engel olmayın.

Annesi çocuğun doktor olmasını ister, babası da çocuğun kendisi gibi olmasını ister. çocuğun madeninde var olanın ortaya çıkmasını kimse düşünmez.

Hatta işi yalnız eğitim olması gereken bakanlık veya YöK gibi kuruluşlar da kendi verdikleri bilgiye uygun yere girmesi için öğrenciyi zorunlu hale getirirler.

Ondan sonra doktorlarımız şair olmaya özenir, mühendislerimiz ressam olmaya özenir ikisinde de yarım kalırlar.

Her can ayrı çizgilerle yaratılmıştır. Parmak çizgilerimiz kadar ruh çizgilerimiz de ayrıdır.

Ama bütün bu çizgileri yaratan Allah’tır.

Rabbimiz buyurur: “Allah’ın boyasıyla boyanınız. Allah’tan daha güzel boyası olan kim var? Biz ancak O’na ibadet edenleriz.”(Bakara suresi 138)

Kılı kırka yaran, kırk parçadan bir beyit ören, kelimelerin en şıkından, elvan elvan çiçeklerden sevgilinin başına tac örer gibi şiir ören ve o kelimelerin özünde sakladığı manayı gönül buhurdanında yakarak kelimeleri tütsüleyen şair, öğrencisine şiir sanatının tekniğini öğretir ama kendi iç dünyasını veremez.

Müzik öğretmeni öğrencisine müziğin bütün kurallarını verir ama kendi kulağını veremez.

Seramik sanatçısı, kendi benliğini ve bildiğini parmaklarının ucundan çamura akıtarak çamuru dillendirir.

Ressam, kalemi, fırçası ve boyası ile kendi haleti ruhiyyesinin haritasını çizer ve kendisinin gönül ülkesini insanlara tanıtır fakat içini veremez

Vermesi de beklenmez, hatta vermemesi istenir. çünkü Rabbimiz hepimizi ayrı ayrı yaratmış.

Aynı güneşten milyonlarca çiçek renk alır ama hepsinin rengi ayrıdır. Bu ayrılık Yaratan’ın aynılığını yani birliğini gösterir.

Bizler, gül versin diye bahçemize veya saksımıza gül fidanı ekeriz ama gülün kulağına “Senden sümbül istiyorum” demeyiz. Desek de fayda vermez. O, tabii olarak görevini yapacak.

çocuğumuzun doğumuna sebep oluruz ama onun huyunu, aklını, düşüncelerini biz veremeyiz. Biz ancak onu tabiat ayetleri ile Kur’an ayetleri arasında yaşadığını ve kendi şahsiyetinin kurallarını bunlardan alması gerektiğini öğretiriz.

Bak, aynı topraktan yiyen, aynı güneşten ısınan ve aydınlanan, aynı havayı soluyan insanların ve hayvanların renkleri birbirinden ayrı.

Koyun ot yiyor et oluyor, yün oluyor, süt oluyor, kan oluyor, gübre oluyor, kemik oluyor. Hiçbiri diğerine karışmıyor. Kan, süte renk vermiyor. Gübre, ete koku vermiyor. Teknoloji harikası buzdolaplarımız gibi kokuları karıştırmıyor. (bak. K. Kerim Nahl 66, Şifa tefsiri 4/364)

Bin yılanın hissiyatı bir araya gelse yalçın kayalardan kalkarak yücelerde kanat çırparak süzülen bir kartalın hissiyyatını anlamaları mümkün değil.

Bu kafirler müminlere niçin düşman olur sorusunun cevabını verirken Kur’an: “içlerindeki hased nedeniyle” diyor. (Bakara 109)

Sen hased eden sürüngenlere de acı. Onları vahiyle kanatlandır. İçinde kuduran, kuduzlaşan damarlarını kelebek kanadının tozları, çiçek kokuları ile tedavi et. Kelebeği ve çiçeği yaratan Rabbimiz rahmet damlaları gibi rahmet ayetleri indirmiş. İşte o ayetlerle kanatlandır.

Kur’anla kanatlananlar, meleklerin uçtuğu yerlerin üstünde uçarlar.
Bizler, gözleri kör insanlarımızın gözlerini ameliyat ederek güneşin aydınlığında yürümesini sağlamanın sevap olduğuna inandığımız gibi gönül gözü kapalı kafirlerin de gönüllerinin İslâm’a açılmasını ve İslâm’ın aydınlığında yürüyerek hiçbir insanın akıl gölgesinde dünyasını karartmasını istemeyeceğiz ve herkesin yapay ...izm renklerinden arınıp Allah’ın rengiyle yani İslâm boyasıyla boyanmasını isteyeceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi