D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Modernizm kadını neden kurtardı?

Modernizm kadını neden kurtardı?

Türkiye’de gazetelerin 1. sayfalarına bakanlar mutlaka resimli “kadın”

haberleri ile karşılaşırlar. Bunlar çoğunlukla ışıltılı bir hayatın

resimleridir. Ülkenin oyun-eğlence vs. hayatının malzemesi olan

kadınlarla ilgili haberler Türkiye’nin “modern” yüzünü yansıtmak üzere

köpürtülerek kullanılır.
Kadını modern hayata karıştırma, böylece yeni bir kimlik verme macerası

Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli sosyal mühendislik projelerindendir. Aile

odaklı toplumdan birey odaklı bir yapıya geçmeden bunun çok fazla sonuç

vermesi beklenemez. Devletin ikilemi, hem aileyi toplumun temeli olarak

görmesi, hem de kadınları modern hayata her hangi bir ahlâkî çerçeve

çizmeden, norm-değer üretemeden zorlamasıdır.
Bu hususla ilgili sosyal mühendislik çabalarının, son yıllarda

meyvelerini verdiği gözleniyor. Aile en modern kesimlerden başlamak

üzere çözülüyor. Safsataya kadar vardırılan “eşitlik” söylemi, bir arada

yaşamak için gerekli olan iş ve rol bölümünü güçleştiriyor. Kadınların

serbestleşmesi, erkekler için evlilik bağlarını koparmayı

kolaylaştırıyor. Annesi babası evliliği sürdüremiyen ailelerin çocukları

boşlukta kalıyor. Bu bilhassa kız çocukları için büyük bir tehlike

oluşturuyor. Yüksek öğretimin yaygınlaşması, her yıl daha fazla genç

kızın baba ocağından yüksek tahsil için ayrılması, yaşadıkları yerdeki

sosyal çevrenin normları içinde yetişmiş gençleri, norm-değer çerçevesi

olmayan veya yeterli kontrol sağlayamayan muhitlerde çetin bir değişime

zorluyor.
Öğrencilerin başıboş hayat sürdükleri çevreler, her türlü olumsuzluk

için zemin oluşturuyor. Bunun gittikçe artan tarzda gazetelerin birinci

sayfalarındaki kadın haberlerini değiştirmeye başladığını görmeye

başlıyoruz. Işıltılı bir fanus içinde tutulan oyun-eğlence kadınlarının

haberlerinin yerini başka türlü kadın haberleri alıyor.
Günümüzde arkaik bir isim olan “Münevver” son zamanların en çok duyulan

kadın ismine dönüşüyor. Bu genç kız, büyük şehirlerde yozlaşmanın nasıl

bir yayılma içinde olduğunun göstergesi. 17 yaşındaki bir genç kız bir

zengin aile çocuğunun cinsel oyuncağı oluyor; bu kızın ailesi tarafından

biliniyor ve gelecekte elde edilebilecekler için tasvib görüyor! Korkunç

bir cinayetle sonuçlanan bu vak’ada, değer yokluğunun/kargaşasının ne

kertelere geldiğini kolaylıkla görebiliyoruz. Oğlan tarafı, işin çok

fazla büyütülmemesi gerektiğini söyleyebiliyor. Çünkü zengin çocuğu

oğlanların böyle cinsel objeleri olabilir! Kız tarafı ise, “helâllik”

için yüksek meblağ talebinde bulunabiliyor! Burada kendisine en fazla

haksızlık edilen kelime elbette “helâllik”dir!
“Münevver”in muhafazakâr bir isim olmasına karşılık “Begüm”ün modern bir

isim olarak telakki edildiğinden şüphe yok. Zaten kızlarına bu ismi

koyanlar, Türkiye’nin modernlikte en yüksek tabakasında sayılıyorlar.

Balerin-Balet ana babanın kızı Begüm’ün akıbeti de Münevver’inken daha

az feci değil.
Anası babası ayrılmış üniversite öğrencisi Begüm uyuşturucu müptelası

oluyor, hatta tedavi görüyor. 23 yaşındaki genç kız arkadaşlarının

evinde banyoda koluna yüksek dozda uyuşturucu enjekte ediyor. Annesi:

“Kızım Lise’de bir erkek arkadaşının zorlaması ile eroine alışmış.

Şubat’ta tedavi için AMATEM’e yatmıştı, 31 Mart’ta çıktı. Ama eski

arkadaşları onu hiç rahat bırakmadı” diyor...
Cumhuriyet’in kadın üzerinden yürüttüğü sosyal mühendislik projesi

nihayet görünür hale geliyor. Kadınlarımız hızla modernleşiyor.

Modernlik kişilik değil, dişilik üzerinden sürdürülüyor. Kadın

“özgürleşiyor”. Bunun nelere mal olacağı kimseyi ilgilendirmiyor.
Modernizm kadını tabiatından soyutluyor. Onu eş ve anne olmaktan

çıkarıyor, “dişi” yapıyor. Hayata tutunacağı, varoluşunu

anlamlandıracağı gerçek değerler yerine sahte oyuncaklarla oyalıyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi