D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

2. Danıştay cinayeti!

2. Danıştay cinayeti!

İlk cinayet 2006 mayısın 17’sinde işlendi... Alparslan Aslan isimli “hukukçu”, Danıştay binasına girdi ve malûm cinayeti işledi.
Ertesi gün mahut gazeteler, benzer cümleler kurarak hükmü şipşak verdi: Cinayeti, dindarlar işledi. Sebep başörtüsü kararı! Kaatilin cebinden Vakit gazetesi çıktı! Cenaze merasiminin yapılacağı ertesi gün, şipşak verilmiş hükme paralel olarak Ankara sokakları “Türkiye laiktir laik kalacak!” sloganları ile çınladı...
Cinayetten sonra yaralıları ziyaret etmek için hastaneye giden bakanlar, bazı Danıştay üyelerinin tepkisiyle karşılaştı “Sizi burada istemiyoruz!” Hükümet de irticaî cinayetin suç ortağı idi!
Konu, adeta cinayetin işlendiği gün verilen hükmü doğrulamak üzere mahkemeye intikal etti... Mahkeme suçun işlenişiyle ilgili yeni deliller ortaya konulduğunda görmezden gelmeyi tercih etti ve ilk gün verilen şipşak kararı kesinleştirdi!
Sonra neler olduğunu biliyoruz: Danıştay cinayetinin mahiyeti anlaşıldı. Bu bir ergenekon cinayeti! Dindarlar üzerine suç atarak köhne ideolojik sistemi yaşatmak için işlenmiş. Karar bozuldu, dava “Ergenekon davası” ile birleştirildi.
Peki Danıştay üyeleri bu durum karşısında ne yaptı? Onlar, bu durumdan hoşnut olmadılar. Cinayeti kim işlerse işlesin, nasıl işlerse işlesin, onlar için ilk günkü karar doğruydu. Çünkü ideoloji hukukun üstündeydi. İdeolojik cumhuriyeti sürdürmek için böyle cinayetlere ihtiyaç vardı.
Şimdi 2. Danıştay cinayeti ile karşı karşıyayız!
Türkiye’de “hukuk”, hukuk bürokrasisi ile adalet arasındaki çelişki artık gizlenemez hale geldi. İdeolojinin hukukunun adaletin üstünde tutulması, böylece hukuk devletine giden yolların tıkanması en âcil mesele halinde önümüzde duruyor.
Ne zaman ülke insanının önü açılmak istense, ne zaman ileriye doğru bir hamle yapılsa, yüksek hukuk kılıfı giydirilmiş kurumlar “yassak hemşerim!” diyor!
Devrim muhafızı hukukun sonuna geldik!
Geçenlerde Baro’yu boru sanma alışkanlığında olanlar yine bir dolap çevirdiler. Türkiye’de hukuku koruyor havası basıp hukukun haysiyetini ayaklar altına alma numaralarından birini daha yapmak istediler. Fakat, bizzat Baro içinden aklı selimin sesi yükseldi. Bu alışılmadık durumu örtbas etmek için elçabukluğuna sığındılar. Ama kimseye yutturamadılar.
“Danıştay” bayram arifesinde, milletde büyük ferahlık meydana getiren, ilan edildiğinde bayram havası oluşturan YÖK’ün katsayı uygulamasını değiştiren kararını iptal etti!
Danıştay daha önce bu yetkinin münhasıran YÖK’e ait olduğunu karar haline getirmişti.
Şimdi bu yetkiyi YÖK’e uygun bulmuyor!
Türkiye’de hukukun kanına giren ve 367 kararını dikte ederek hukuk tarihine kara leke bırakan “hukukçular”(!) daha baştan “bu karar iptal edilir!” buyurmuştu.
İptal edildi. Hem de bayrama yakın. Zavallı Necdet ekolü böylece bayram mesajını verdi.
Fakat hiç bir tatsızlık bayramımızı bayram olmaktan çıkaramayacak!
Hukuk adına dayatmanın sonunun gelmesine az kaldı.
Barolar Birliği’nde bunun işaretini gördük. Türkiye gerçek hukuka ulaşacak.
Millet çocuklarının önünü kesmenin, nevrini döndürmenin hukukla alâkası olmadığı açıkça anlaşılacak. O günler uzak değil!
Bütün okuyucularımızın, halkımızın, İslâm âleminin bayramını tebrik ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi