Rahim Er

Rahim Er

Medya faşizmi

Medya faşizmi

Dış politikada eksen kayması değil, eksen oturması olduğu gibi, içeride de müesseseler yerli yerine oturuyor, kurumlara gönülsüz de olsalar huzur aşısı yapılmakta.
Asker kışlasına çekiliyor, yıpranmalardan kurtulacak.. Medya da herhalde bundan böyle dünya standartlarında medya olacaktır. Türk basınının renkli çığırtkanlıktan, asparagastan, haberi getiren haberciyi hiçe saymaktan, sansasyondan, hükümet yıkma illetinden kurtulması lazım. Sanki demokrasi halkın değil de medyanın patronluğunda. 8 sütuna devasa bir manşet, altı boş kartondan haber devri bitecek. Cunta sadece kışlaya sızmamış. Babıalide de cunta var. Ergenekon davalarında da görülüyor ki bu iki cunta iş birliği halindelermiş.
Ne askerî ve ne de sivil faşizm deniyor. Şimdiye kadar neredeydiniz? Komünizm sınıfa dayalı diktatoryal oligarşik yapı. Faşizm ırka dayalı. Bir zümrenin diğerini ezmesi, öğütmesi, şahsiyetini yerlere sermesi tasvip göremez. Şayet dersimiz deyim üretmekse bunlar gibi medya faşizminden de söz edilebilir. Medya Mussolinileri bu millete kök söktürdüler. İnsan haklarına, ferdin varlığına, ahlâka, aileye karşı böylesine umursamaz, layüsel bir medya dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Medya faşizan tümörden kurtulmakta. Çığırtkan azınlık haddini hatırlamakta. Ameliyat sancılı geçiyor.
Türkiye bir yeniden yapılanma vetiresinde olduğuna göre bu yapılanma bilcümle alanlarda kaçınılmaz bir şekilde yaşanacaktır.
Bunu tek başına Tayyip Erdoğan ve AK Parti diye tarif etmemeli.
Olay dönemseldir.
Kaçınılmazdır.
Menderes’le başlayan öze dönüş yolculuğunun zemin arayışıdır. Son dönemlerde sarf edilen şu iki cümle fevkalade önemlidir. Başbakan Tayyip Erdoğan bir konuşmasında “Tarihimizin bize öğrettiği terbiye” dedi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da “Kimliğimizi medeniyetimizle tarif edebiliriz” şeklinde üçüncü bir yol gösterdi.
Toplum, değişimin peşinde.
Menderes’le başladı.
Demirel’le iniş çıkışlar yaşadı.
Özal’la ilk engelleri devirdi.
Erdoğan’la özüyle hesaplaşma içinde. Bu kendine açılımın önünde kimse duramaz. Ekran da sayfa da sütun da yerlileşiyor. Asker, kaçınılmaz olarak profesyonelleşerek daha kuvvetli bir ordu meydana gelecektir. Sözde Türk medyası dünya medyasına benzeyerek mesleki adaba kavuştuğunda dördüncü kuvvet olabilecektir..
O zaman kuvvetlerle kuvvetleniriz.
O zaman kuvvetler, birbirinin enerjisini tüketemez.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Rahim Er Arşivi