Rahim Er

Rahim Er

Bir diktatörü mü deviriyorsunuz, bir memleketi mi paylaşıyorsunuz?

Bir diktatörü mü deviriyorsunuz, bir memleketi mi paylaşıyorsunuz?

Washington, DC

Saddam gibi, Taliban gibi ve daha nice benzerleri gibi... Muammer Kaddafi de vaktiyle Libya’nın başına bir hesapla getirilmişti. Osmanlı’nın oralardan nihai çekilmesi bu adamın Türk dostu Sunusileri devirmesiyle oldu.
Libya’nın şu an yaşadıklarının sebebi malum, değişim rüzgârı. Önce Tunus’ta başladı, sonra Mısır’a sıçradı. Oralardaki kartlaşmış yaşlarını boyalı saçlarıyla örtmeye çalışan para ve makam muhterisi diktatörler çekildiler. Çöl ucubesi Kaddafi ise direndi. Halk ‘git!’ dedikçe o yerine yapıştı, tehditler savurdu. Bunun üç sebebi var. Ruh hastası olmasından, bu hastalığın tetiklediği devrimci akıl dışılıktan, oraya gelmesinde desteği olanların kendisini harcayabileceklerine inanmadığından. Halbuki 42 yıldır absürd bir tiyatro oynuyor. Köprülerin altından çok sular aktı, ikinci el malzeme haline geldi. Hakkında çoktan ‘yenisi bulunduğundan eskisinin hükmü yoktur!’ ilanı verildi.
Türkiye, Libya hadiseleri patlayınca. 20 bin civarında vatandaşını maharetle tahliye etti. 10 bin kadar vatandaşımız hâlâ orada. Bunun dışında bir büyük gerçek daha var, Osmanlı’dan gelen Türk soylularımız da Libya’da mevcut. Bunların KKTC nüfusundan olduğunu sanmıyoruz.
Kaddafi’nin muhaliflerini katletme ihtimali üzerine telaffuz edilen ‘NATO müdahale etsin!’ görüşünü Türkiye, meşru bulmayarak şiddetle reddetti. Bunun üzerine bu işe ilgi duyan devletler, en az bir ay, bir arayış dönemi yaşadılar. Sonunda BM’nin GK denen patronları toplandı. Orada alınan karar, Libya hava sahasının uçuşa yasaklanmasından ibaretken fiiliyatta garip tezgâhlar işledi. Önce Fransız jetleri Libya semalarında göründü. Sonra diğer birtakım devletler Paris’te toplanarak Libya üzerine yürüdüler. NATO devletlerinin NATO’suz müdahalesi gibi bir manzara ortaya çıktı. İlk müdahil olan Fransa’dır. İtalya ise üslerini savaş uçaklarına açtı. İspanya vs. de var. Danimarka bile işin içinde. İngilizler, sırt sıvazlamakta. Bunlar olunca Amerika da ‘madem öyle işte ben de geldim!’ diyerek başa geçti.
Fransa’nın karışması Kuzey Afrika’yı sömürme niyetinden başka bir Sarkozy Kompleksidir. Bunu da üçe ayırabiliriz. Birincisi iç kamuoyuna mesaj vermek, ikincisi Türkiye’nin Göktürk Uydusu’nu Fransa değil Japonya’ya siparişinin intikamını almak, üçüncüsü Türkiye’nin bölgede yükselen prestijini sarsmak.
İtalya eski bir Libya işgalcisidir. Orayı unutmamıştır. Eş zamanlı olarak iki Osmanlı mülkü Antalya ve Trablusgarb’ı işgal etmiştir. Ömer Muhtar filmiyle Libya işgali anlatılmış fakat Antalya işgali beyaz perdeye aktarılmamıştır. İspanya, kıdemli sömürgecidir. Danimarka gibi lego devletler, sadece garnitürdür. Lüksemburg niye yok anlayamadık. Malta Adası, Monako Prensliği de katılmalı. Dendiğine göre Katar kabilesi de harekâtın içindeymiş. İspanya temsilî bile olsa Don Kişot’la Şanzo Panzo’yu almalıydı.
Her nedense Irak işgaliyle aynı tarihte yapılan bu müdahaleyle bir diktatörü mü deviriyorsunuz yoksa bir ülkeyi mi paylaşıyorsunuz.
Âlemi kör, herkesi sersem sanmayın!
Samimiyet imtihanındasınız...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Rahim Er Arşivi