Rahim Er

Rahim Er

Olgunluk imtihanı

Olgunluk imtihanı

13 Haziran sabahı güneş, yepyeni bir Türkiye’nin üzerine doğmalıdır. Sonuç ne olursa olsun. Hayırlı
olsun. Türkiye kazansın.

Türkiye, genel seçimlere gidiyor. İhtilafsız, duru, huzurlu bir seçim günü temenni ediyoruz. Partiler, haftalar boyu meydan meydan seçmenin önüne çıktı. Herkes görüş ve projesini ortaya koydu.
Vatandaş, şimdi hür iradesiyle tercihini yapacak, vekiller meclise gidecekler.
Meclis bir istişare mekânıdır. Orada fikirlerin temsili gerekir. Tahmin ederiz ki yapılacak sivil anayasa, bu seçim barajı problemini dengeli bir şekilde halledecektir.
Ortak payda Türkiye sevdası, yarınlarımız olmalı, milletimiz, yeniden güçlü bir iradeye kavuşmalı, yakalanmış bu rüzgâr daha güçlü esmelidir.
Hedef aynı ise, iyilikte yarış dururken kavga niye?
İki büyük hedefimiz var: Cumhuriyetin yüzüncü yılı 2023’te Büyük Türkiye’yi, Türklerin Anadolu’ya gelişlerinin bininci yılı 2071’de de Cihan Devleti Türkiye’yi inşa etmek.
Yürüyüş bu kutlu yoldadır...
12 Hazirana giden süreçte genel başkanlar, zaman zaman çok sertleştiler. Halbuki biz bu sertlikten çok çektik. ‘70’ler, ‘80’ler kavgalarla geçmiş kayıp yıllardır. Bir güzel nasihat vardır. Der ki: ‘Biriyle dost olduğunda bütün sırrını paylaşma, olur ki bir gün düşman olursun, biriyle ihtilafa düştüğünde de ağzına geleni sayma olur ki bir gün dost olursun!’ Bu gerçek, kürsülerde ihmal ediliyor...
Yunus neden hatırlanmaz?
Ben gelmedim davi içün
Benim işim sevi içün
Dostun evi gönüllerdir
Gönüller yapmaya geldim
Kurşun renkli soğuk savaş dönemi politikalarından hâlâ kurtulamadık. Ne muhalefet, iktidarın yaptığını baştan sona karalamalı ve ne de iktidar muhalefetin her dediğini yok saymalı. Bir teklifte, bir icraatta hiç mi işe yarayacak taraf yoktur? Onu al ve köprü kur. Tersine var olan köprüler de atılıyor. O konuşmaları duyanlar ‘peki bu insanlar, mecliste karşılaşınca ne yapacaklar?’ diye düşündüler. Üstelik meydanlar, şenlik havasındaydı.
Liderler sertleşince bir kısım zayıf kimseler de şaşırmakta. Gelen bazı mailler her türlü insaftan uzak. Bizde teşekkür kültürü dumura uğramışken tenkit fikri saldırganlığa dönüşmüş. Yazar zabıt kâtibi değildir. Mes’uliyet sahibi bir kalem, ne yazdığının şuurundadır. Herkes, tarih önünde de ahiret önünde de konuştuğunun, yazdığının ve yaptığının hesabını verecektir. Hesap dışılık yok, buna kimsenin şüphesi olmasın.
Bir vatandaş, bir partiye gönül verebilir. Fakat partizanlık makbul değil. Partizanlık kara sevda gibi, kişinin gözünü bağlar. Bir siyasi hareket ülkemize, kalkınmamıza, geleceğimize ve insanlığa hizmet ettiği kadar kıymetlidir...
Demokratik olgunluk imtihanındayız. Herkes, memleketimizi dünyada küçük düşürecek her türlü dar görüşten, sorumsuz davranıştan kaçınmalı, 13 Haziran sabahı güneş, yepyeni bir Türkiye’nin üzerine doğmalıdır.
Sonuç ne olursa olsun.
Hayırlı olsun.
Türkiye kazansın .
Türkiye, Büyük Türkiye olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Rahim Er Arşivi