D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Ankara ne zaman düşer?

Ankara ne zaman düşer?

Birilerinin Ankara’yı düşürmek, Türkiye’yi haritadan silmek istediğinden şüphe yok. Arap Pınarı, Aynelarap veya uydurma adıyla Kobani düşerse ne olur? Suriye’de Hama, Humus, Halep, Rakka düşünce ne oldu? En fazla o olur!

“Ankara nasıl düşer”i, bugün ben yazmayacağım. 9 ekim tarihli “Çözük Süreç” başlıklı kitabın ortasından konuşan yazımız okuyucularımızın ciddi ilgisine mazhar oldu. Bir hayli mesaj geldi. Bir tanesi var ki, bütün olan biteni özetliyor. Bu metni okursanız, “Ankara nasıl düşer”in cevabını kolaylıkla verebilirsiniz:

“Sayın hocam selâm ve muhabbetle bugünkü yazınız için teşekkür ediyorum, bu cenahta sizin gibi seslere ihtiyaç var. Maalesef muhafazakâr cenahta ve hükümete yakın medyada olayları basitleştirme, görmezden gelme, suçu hep başkalarına atma durumu var... Oysaki hükümet biraz da kendinde aramalı suçu.
Bahsettiğiniz gibi süreç “çözük” çünkü düğme baştan yanlış iliklenmişti...

Örgüte boyun eğdirilmeden, KCK çökertilmeden çözüm süreci politikası yanlıştı... Bölgeye gidip 2-3 gün geçiren birisi bu teşhisi koymakta zorlanmayacaktır... Eniştem ve kardeşim olayların çok şiddetli yaşandığı bir ilçede görevliler... Eniştem önemli bir görevde ve çözüm sürecinin başından beri 2 yıldır bize bunları anlatıyor.

1- Çözüm sürecinin uygulayıcısı olarak ne uygulayacağımızı bilmiyoruz diyor.

2- Kürt vatandaşlar ve sokaklar tamamen daha da güçlenen KCK’nın kucağına itilmiş durumda.

3- Polisin eli kolu bağlı, valiler makam sevdasından ve hükümetten korkularından operasyon izni veremiyor... Polis, silahlı teröristle karşı karşıya aynı sokakta ancak terörist ateş açmazsa onu vurma, tutuklama yetkisi yok.

4- Her gece emniyet lojmanlarına taciz ateşi var, dün saldırıya uğramışlar, 60 mermi deliği saymışlar.

5- Memurlar ve çocukları korku içinde ışıkları kapatıp yer yataklarında yatıyorlar mermilerden korunmak için. 

6- İlçe merkezinde yakılmayan okul, bankamatik kalmamış.

7- Çözük süreç boyunca gasp, sabotaj, saldırı, infaz, yaralama suçlarına karışanların dosyaları savcının önünde ve üst baskısından dolayı dava açılamıyor.

8- BDP’li belediye başkanı molotof atıp okul yakanların “parmak izlerini silin” diye  itfaiyeye talimat verebiliyor.

9- Hükümet deneyimli terörle mücadele polislerini masabaşı memur yapmış deneyimlerinden faydalanamıyor.

10- Örgüt sempatizanları hayvan kemiklerini gömerek şehitlikler, anıtlar inşa ediyor, valinin görmezden gelme talimatı gereği müdahale edilemiyor.

11- İlkokul çocukları bile aşırı politize edilmişler, devlet ne yapsa bir bahane buluyorlar.

12- Memurun şevki kırılmış, sahipsiz bırakılmış, biz kime hizmet ediyoruz noktasına gelmişler.

Sayın hocam yazdıklarımın fazlası yok eksiği var, özetle “çözük süreç” başından beri yanlıştı, örgüt mensuplarının yaptığı hukuksuz her şey paspas altına atıla atıla yaşadığımız günlere gelindi.

Ve maalesef hükümet kamuoyuna başka, oradaki memura başka mesaj veriyor... Basın toplantılarında anlatılan kararlılık açıklamalarının sahada uygulanmasına şu an bile asla izin verilmiyor.

Dediğiniz gibi şantajcı ifrazatların temizlenmesi lazım, ancak bunu hükümet ve MİT gerçekten istiyor mu? Laf var, icraat yapacak olan da var ancak ne yazık ki onlara izin yok.. Bu devlet bu kadar aciz bırakılmayı hak etmiyor... Selam ve hürmetler...”

Ben aynen aktardım. “Hayır böyle değil, şöyle” diyen yetkililerin çıkmasını bekliyorum. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
34 Yorum
D.Mehmet Doğan Arşivi