Kemal Belgin

Kemal Belgin

Aman Beşiktaş dikkat!

Aman Beşiktaş dikkat!

Şayet çift maçlı eleminasyon maçı oynuyorsanız ilk maçta rakip sahada elde ettiğiniz gollü beraberlik büyük bir avantajdır kağıt üzerinde... Beşiktaş da bunu Pire›deki ilk maçta elde etmişti. Rakip Olimpiyakos, orada, yani Pire›de bile topluca topun arkasına geçip, oyunun topla gevelenme işini Beşiktaş›a bırakmıştı. Bu şu anlam taşıyordu: Beşiktaş topla dolanıp dolanıp üzerlerine gidecek, onlar da kaptıkları toplarla veya Beşiktaş’ın pas yanlışlarından elde ettikleriyle geniş ve uzun alanlarda rahatlıkla kontratak yapacaklardı. Bu oyun planları da tutmadı değil ama, kalecilerinin büyük bir hatası ile Aboubakar’dan golü yediler.

Şimdi Arena’ya gelindi. Golsüz beraberlik, yani maç başladığı gibi biterse Beşiktaş son sekize kalacak. Ama rakibin kendi sahasında bile tezgâhladığı oyun dikkate alınırsa buradaki maçın bizim için daha risk yükle olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü Arena’yı 40 bin kişinin dolduracağını söylersek ki, bunun aksi düşünülemez, Beşiktaş takımının dolmuşa binmemesi gerekir. Hoş takımdaki en genç oyuncu bile tecrübe sahibi olduğuna göre, içimiz rahat olsun...

Gelelim Şenol hocanın ne düşünmesi gerektiğine... Tabii bu bir talimat değil ama bir hatırlatma, bir uyarı olarak kabul edilebilir. Bir kere Atiba’nın ya Gökhan İnler ya da Necip tarafından sigortalanması gerekir. Böylece arka dörtlü ki en önemli göbek oyuncusu Marcelo sahada daha rahat etsin, rakiplerini daha ciddi şekilde kontrol altında tutabilsin. Bir başka açıdan böyle çift ön liberolu düzende Talisca da santrfor arkasını daha rahat oynayabilecektir. Quaresma, Aboubakar ve Babel›den kurulması beklenen öndeki üçlüde bir değişiklik yapılmalı mıdır? Belki de Talisca sahte kenar olarak gösterilip, Oğuzhan çift ön liberonun önüne yerleştirilebilir. Gökhan Gönül ve Adriano’nun arka kenar adamları olarak hücum aksiyonlarına daha bir güvenli ve rahat katılabilecekleri, ki, çift ön libero garantileridir, düşünmek de yanıltıcı değildir. Böylece Beşiktaş tedbirlerle donanmış kadrosu ile bu Yunan takımına hızlı yapabileceği kontraları vermezse bu işi biter. 

Tekrar etmekte yarar var... Seyirci dolmuşuna binmeyelim. Rakibin yine kendi yarı alanına tam takım çekilmesi tuzağına düşmeyelim... Hele hele temkinli ama zaman zaman tempolu oyunla bir gol atabilip öne geçersek, arkası da gelir sanırım...  Ama yanılıp da, hücum dolmuşunda her şeyi kaybedebiliriz. Tabii ki hücum edeceğiz ama, organize, kendi ceza alanımız civarlarını kontrol altında tutarak... Marcelo’nun olmadığı bir göbek dörtlüsü sanırım Mitroviç ve Tosiç’ten oluşacak... 

Eh hadi o zaman! Son sekiz önemlidir... Öylesine ki, birçok baba takım çarpışıp bazıları da dışarıda kalacaktır...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kemal Belgin Arşivi