16 Ekim 2018 Salı2 Safer 1440
  • Bir Ayet
  • Bir Hadis
  • Namaz Vakitleri
  • Hava Durumu
  • Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun temsili şudur: Duvarda bir hücre; içinde bir kandil, kandil de bir cam fânûs içinde. Fânûs sanki inci gibi parlayan bir yıldız. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya, ne de batıya ait olan zeytin ağacından tutuşturulur. Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile, neredeyse aydınlatacak (kadar berrak) tır. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi nuruna iletir. Allah insanlar için misaller verir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.(Nûr, 24/35)
  • “Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar.”(Müslim, "Birr", 33; İbn Mâce, "Zühd", 9 )
  • için namaz vakitleri
    İmsak 05:45Güneş 07:09Öğle 12:56İkindi 15:58Akşam 18:30Yatsı 19:50
    • 29°C Adana
    • 26°C Adıyaman
    • 21°C Afyon
    • 17°C Ağrı
    • 24°C Amasya
    • 23°C Ankara
    • 27°C Antalya
    • 23°C Artvin
    • 25°C Aydın
    • 21°C Balıkesir
  • BIST: 98.501 -0.13
  • Altın: 228,334 0.02
  • Dolar: 5,7656 -0.36
  • Euro: 6,6758 -0.41

Hiçbir yerde kalamıyorsun, “an”da nasıl kalacaksın?

Haşmet Babaoğlu

Kitapçıdaki rafların en havalı noktasında o başlık dikkatimi çekti: "Anda Kalmak."
İçimden "hâlâ mı?" diye geçirdim; "geçmemiş miydi bunun modası..."
An nedir ki?
Bu cümleyi içimden geçirdiğim süre...
Şu sıralarda okur yazar kitle (herhalde psikolojik / zihinsel çözüm arayışlarını tükettiklerini sandıklarından olsa gerek!) şimdi de "beyinciler"in kapısını çalmaya başladı ya, bir de öyle söyleyeyim...
An denilen şey, beyin / nöroloji deneylerine göre en fazla üç saniyelik bir farkındalık...
Fakat esas derdimiz başka tabii...
Şimdiki zaman tecrübemizi uzatmak, yaymak, genişletmek istiyoruz...
Bu yüzden de bize "akıp giden zaman yok, birbirine eklenen anlar var" diyen geleneksel hikmetin içinden kelimeyi çekip aldık, modern züppeliklerimize yem yapıyoruz.

***
Burada dikkat edilecek noktaya gelince...
Hinlik ile saflık yan yana.
Önce işin hinlik tarafına bakalım...
Hiç öyle süslü kelimelere, "Kişisel Gelişim" gevezeliklerine takılmayın...
Gerçekte olay şu: Geçmişe boş vermek ve geleceği bir tarafına takmamak isteyen bencil ve tuzu kuru bireycilik "anda kalma"ya çalışıyor.
Aslında uzun tutulmuş bir "keyif kültürü" arayışından başka bir şey değil.
Gelsin aforizmatik kitaplar, türlü çeşitli kurslar, meditasyonlar falan...
Ama kovaladıkça kaçar zaman.
Durdurmak istedikçe akar.
Hele gelecek endişesini savuşturmak kolay mı?
***
Bir de olaya az çok doğru yerinden yaklaşanlar var; iyi niyetliler, "saflar", değer bilenler...
Esas onların arayışı üzerinde durmalıyız.
Şu bildiğimiz "an" öyle uzatılıp yaşanamaz ama ne yapıyorsak, hakkını vererek yapabiliriz.
Mesela geleneğin dediği gibi...
Çay demliyorsak, sadece çay demlemeli, zihnimizi fokurtusuna odaklamalı, tadındaki lütfu sonuna kadar hissetmeliyiz.
Bir kıyıda oturmuş denizi seyrediyorsak veya bir işin sorumluluğunu üstlenmişsek de aynı şey geçerli. Peki zihni oraya buraya dağılmadan hiçbir işe girişemeyen günümüz insanı bu işin altından kalkabilir mi?
Mesela bir kez olsun, çay fokurdarken cep telefonundaki biplere ve sosyal medya paylaşımlarına bakmadan demlenmesini bekleyebilir mi?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı mahfuzdur.
Kaynak gösterilmeden alıntılanamaz.