Ekrem Kızıltaş

Ekrem Kızıltaş

Hürmetler Yenge Hanım!..

Hürmetler Yenge Hanım!..

Hani bazen bir söz duyar ya da bir yazı okursunuz ve aslında anlatılması gereken ve ama bir türlü anlatılamayan şeyleri ifade ettiğinin farkına varır da, 'tamam, işte bu' dersiniz ya...

Fatih Altaylı'nın 28 Ocak tarihli 'Hakim görüşle bir tartışma' başlıklı yazısını okuduğumda, ben de aynen öyle dedim işte.

Konu, Gazze'ye yönelik İsrail saldırısı ve bununla bağlantılı olarak Türkiye'de olup bitenlerdi.

Altaylı, Türkiye'deki tepkilerin biraz aşırıya kaçtığı ve bir ülke yerine bir ırka yöneldiği kanaatinde. İsrail'le süregiden ilişkilerimizin de, bir tür sahtelik koktuğunu düşünüyor.

Altaylı, yazdıkları ile alakalı olarak okuyucularından tepki beklerken, eşinden sert bir tepki aldığını belirterek; eşiyle aralarında geçen konuşmayı, daha doğrusu 'tartışma'yı nakletmiş.

Şöyle demiş, Fatih Altaylı'nın eşi:

"Tamam Türkiye'de bir anti semitik dalga oluşmaya başladı ama bu dalganın oluşmasında en büyük suç İsrail'de değil mi? Yaptıklarını kabul etmek mümkün mü? 1300 kişiyi öldürmek, çocukları, hastaneleri vurmak, katliam yapmak doğru mu? Bunları yapacaksın, sonra Yahudi aleyhtarlığından şikayet edeceksin. Bunun Yahudilikle ne alakası var. Bunları kim yapsa insan onun aleyhtarı olur. Yahudilik, insanlık dışı işler yapmanın kalkanı olamaz".

Altaylı, Hamas'ın da terör yaptığını söyleyince, eşi şöyle devam etmiş:

"Hamas terör örgütü olabilir. Terör yapabilir. Bir devlet teröre terörle, üstelik daha yüksek tonda bir terörle yanıt veremez. Hamas terör örgütü ise İsrail onu bahane ederek yaptıklarıyla terör devleti gibi davranıyor. Teröre terörle yanıt vermek sadece terörü tırmandırmaya yarar" .

Sözün burasında Fatih Altaylı'nın, tepkilerin bir ırktan ziyade bir ülkeye yönelik olması gerektiği; İsrail'le ilişkileri sürdürdüğümüz ama bir yandan da bağırıp çağırdığımız, bunun da sahte bir durum olduğu şeklinde sözleri var. Yenge hanım şunları söylemiş:

"Bunda haklısın. Ama bu İsrail'in yaptıklarını hoş görmemizi gerektirmiyor. Siyasetten bağımsız olarak, insani olarak tepki göstermemiz lazım. Yahudilerin de göstermesi lazım. Ben böyle bir tepki görmüyorum."

Altaylı, sözün burasında: "Çünkü Yahudiler her yerde teröre maruz kalıyorlar ve korkuyorlar" demiş. Ama Yenge Hanım'ın cevabı hazır:

"Türkiye kadar teröre maruz kalan ülke var mı? Asala terör yaparken, Türkiye Ermenistan'a tankla topla girip masum Ermenileri öldürdü mü? Ya da Kuzey Irak'ta PKK dışında birini vuruyor muyuz?"

Altaylı, en sert tepkiyi bizim gösterdiğimizi, Arapların hatta Filistinlilerin bir bölümünün bile tepki göstermediğini söyleyince de, Yenge hanım şunları söylemiş:

"Bize ne onlardan? Onlar adam değilse bize ne? Zaten adam olmadıkları da belli. Biz doğru yapıyoruz. Buna tepkisiz kalmak insanlık suçudur".

Altaylı'nın naklettiği konuşmanın bundan sonraki seyri şu şekilde:

-"Peki bir terör örgütünün sivil halkın olduğu yerlere her gün füze atması suç değil mi?"

-"Peki onların orada ne işi var?"

-"Kimin?"

-"İsraillilerin"

-"Kendi ülkeleri"

-"Nereden kendi ülkeleri oluyormuş? Satın alıp yerleştikleri ve devlet kurdukları yer. Oranın kimin olduğu tartışmalı"

-"İsrail tanınan bir devlet. Ne demek ne işleri var?"

-"Dağdan gelmişler, bağdakini istemiyorlar. İnsan en azından bağdakine saygı duyar. Öldürmez"...

Fatih Altaylı'nın eşi tarafından dile getirilen görüşler, bazı itiraz noktaları hariç, tam da 'İşte bu!' denilecek türden değil mi?..

Hürmetler Yenge Hanım!..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ekrem Kızıltaş Arşivi