Seçime doğru son görünüş

Seçime doğru son görünüş

Yerel seçimlere artık birkaç gün kaldı. Partiler meydanlarda, TV ekranlarında, gazete manşetlerinde son kozlarını paylaşıyorlar. 29 Mart’ta seçim maratonunun galibi belli olacak.

Partilerin seçim sonuçlarına ne tepki vereceği şimdiden aşağı yukarı belli. Baykal, AKP için yüzde 52’lik bir seçim çıtası koydu. AK Parti yüzde 51.9 alsa CHP lideri, başarısız ilan edecek. Yine de AKP’liler oturup, kalkıp Baykal’a teşekkür etmeliler. Çünkü Baykal, yüzde 52 yerine yüzde 99 da diyebilirdi. O zaman her sonuç AKP için başarısızlık olurdu.

Baykal’ın koyduğu baraj aslında kendi aczini yansıtıyor, peşinen mağlubiyeti kabullendiğini gösteriyor. Bir Lider’in kendi partisinin oylarını bir yana bırakıp, rakip parti ile ilgilenmesi, ona bir hedef koyması demokrasi tarihimizde ilk defa oluyor. Başbakan Erdoğan’da Baykal’ı yalancı çıkarmamak için gecesini gündüzüne katıp, meydan, meydan dolaşıyor. AKP yüzde 47’nin üzerinde bir oy alırsa bilinmelidir ki bu Baykal’ın moral motivasyonunun sayesindedir.

Sokakların dili AKP’nin 2002 seçimlerindeki oy oranını koruyacağını gösteriyor. İktidarın yıpratıcılığına rağmen iktidar partisinin oylarını koruması önemli bir başarı olarak kabul edilebilir. Bazı çevreler hararetle AKP’nin yıpranmasını, iktidar nöbetinin kendilerine gelmesini bekliyorlar. Siyaset her türlü neticenin beklenerek değil, çalışarak alındığı bir alan. Sıra bize gelir diye bekleyenler bu gidişle daha çok beklerler.

İktidar olmak için AKP’yi iktidara getiren ve onu orda tutan dinamikleri okumak gerekiyor. Toplumsal karşılığı olmayan hiçbir politikanın başarı şansı yoktur. Muhalefet bu güne kadar toplumu hakkıyla okuyamadı. İşsizliği, fukaralığı, sahipsizliği, açlığı, sefaleti Laiklikle doyurmaya çalıştı. Kitlelerin taleplerine kulakları tıkadı. İdeolojik tutumlarının toplum tarafından paylaşıldığını sandı. Hiç bir zaman toplumun ne istediğini merak etmedi, kendi isteklerini toplumsal talep haline getirmeye çalıştı. Ve tabi her seferinde sandığa çarparak abandone oldu.

Toplum, Ergenekon operasyonunun ancak AK Parti iktidarının devamıyla mümkün olacağına inanıyor. Dindar, muhafazakâr insanlara karşı yapılan ayrımcılığı sadece AK partinin çözeceğini düşünüyor. Koalisyon hükümetlerinin mahsurlarına karşı her şeye rağmen tek parti iktidarının daha ehven olduğunu görüyor. Diğer parti ve liderleri daha önceki denemelerinden dolayı tanıdığı için, Tayyip Erdoğan’ın alternatifi olarak görmüyor, Partilerden ve kadrolardan çok Liderler arasında bir mukayese yaparak bu sonuca ulaşıyor. AKP’yi sandıkta yenmek isteyen partiler, öncelikle bu konularda iktidar partisinin önüne geçmeleri lazım. Mevcut partilere bakıldığında, şimdilik böyle bir ön alma ihtimali gözükmüyor.

Baykal, 29 Mart akşamı ortaya çıkan sonuç ne olursa olsun, kendince bunu CHP’nin bir başarısı olarak takdim etmenin yolunu bulacaktır. 22 Temmuz seçimlerinin yarım puan üstünde bir oy bile Baykal’ın CHP’deki saltanatını tahkim etmeye yeter, artar bile. Bugünkü görünüş, sokağın Baykal’a bu küçük teselli ikramiyesini çok görmeyeceği istikametinde.

MHP için de durum farklı değil.22 Temmuz seçimlerinin aksine bu seçim, meydanlar MHP için daha iç açıcı. Mitingler daha coşkulu geçiyor. Bunun mutlaka sandığa yansıyan bir iki puanlık getirisi de olacaktır. Onun için 29 Mart akşamı MHP lideri de seçimin mağlubu olmadığını söyleyebilecek imkânı bulacaktır.

Yerel seçimlerin asıl sürpriz partisi SP’dir. Çünkü SP hala kapalı bir kutu gibi duruyor. AKP den süzülen kadrolar hiçbir yabancılık çekmeden baba ocağı dedikleri SP’ye dönüyorlar. Arkalarında ne kadar oy götürdükleri şimdilik meçhul. Muhtemel bir başarısızlık veya kırılmada SP’nin parsayı toplayacağına şüphe yok. Biraz güçlenmiş bir SP, AKP’nin daha dikkatli, daha temkinli hareket etmesine vesile olacağı için faydalı olur... SP biraz güçlü olsaydı, AKP aday tercihlerinde bu kadar rahat davranamaz, bazı illerde yaptığı tercih hatalarını yapmazdı.

Tabi bir de BBP var. Yoklukları bir araya getirerek ayakta kalan parti. Bu seçim Sivas, BBP’ye istediğini vermelidir. Bu Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşları için çok şey değil.

Daha fazlasını hak etmelerine rağmen, daha fazlasını kazanacak bir strateji izleyemedikleri ve hep konjüktöre yenildikleri için hep milletin gönlünde kaldılar. Bu defa milletin gönlünden sandığa inmeleri lazım.

Seçime daha birkaç gün var ama bu seçimin hiçbir mağlubu olmayacağını şimdiden söyleyebilirim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi