MHP ve SP açısından seçim sonuçları

MHP ve SP açısından seçim sonuçları

Muhsin Yazıcıoğlu’nun zamansız ve trajik ölümü, seçim sonuçları ile ilgili analizleri gölgede bıraktı. Aslında her şey zamanlıdır. Allah’ın saati şaşmaz. Vade dolmuşsa yapılacak hiçbir şey yoktur. Türk siyaseti temiz bir mensubunu kaybetti. Yazıcıoğlu en büyük nutkunu ölüm yolculuğunda atarak aramızdan ayrıldı.

Daha önce AKP yönünden seçim sonuçları ile ilgili kanaatlerimi yazmıştım. Bu yazımda seçimin iki galibi, MHP ile SP’yle ilgili görüşlerimi yazmaya çalışacağım.

MHP geçen seçime göre oylarını önemli miktarda artırdı. AKP’den uzaklaşan bazı seçmenler için alternatif olabileceğini gösterdi.2002 seçimlerinde dibe vuran bir partinin, yeniden umut haline gelecek potansiyele malik olduğunu göstermesi önemlidir. Türk seçmeni istisnai dönemler dışında Sol’u sağın alternatifi yapmamıştır. Sağın alternatifi her zaman yine sağ olmuştur. MHP’nin seçim başarısı birkaç başlık altında değerlendirilebilir. Birincisi, MHP’nin aday tercihlerinde gösterdiği isabettir. Birçok ilde kentin sevilen, sayılan, tabanda kabul gören isimlerinin aday yapılması MHP’nin sandığına artı puan olarak yansımıştır. Manisa, Balıkesir, Adana, Osmaniye, hatta Erzurum gibi illerde gösterilen adaylar MHP imajını çok aşan, kişilikleri ile de artı puan getiren isimler olmuştur. Mesela Manisa da sürpriz yapan MHP adayı şehrin köklü ailelerinden, başarılı bir iş adamıdır. Kent’te Bülent Arınç faktörüne rağmen ipi göğüslemesi anlamlıdır. AKP’li belediye başkanı Sümerbank’a ait bir arazinin satışında eleştirilerin hedefi haline gelmiş, bir hayli yıpranmıştı... Başka herhangi bir adayla seçimi almak mümkünken mevcut Belediye başkanında ısrar, AKP’nin sonu olmuştur. İkincisi, özellikle ege bölgesinde Güneydoğu kökenlilere karşı gelişen öfkedir. Bu yersiz ve tehlikeli öfke, bazı tepki oylarının MHP’nin sandığına yansımasına vesile olmuştur. Manisa, Balıkesir, Antalya, mersin gibi illerde gittikçe keskinleşen bu karşıtlık Türkiye’nin geleceği açısından tehlike sinyalleri veriyor. Bir diğer sebep de, MHP’nin 2007 seçimlerinden sonra mecliste takındığı uzlaşmacı tavırla ilgilidir. Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve diğer anayasa değişikliklerinde, alınan pozitif tutum seçmen tarafından hemen karşılık bulmuştur. Ancak MHP hala bir Türkiye partisi olamamış, belli bölgelerin partisi olmuştur. MHP kurmaylarının bundan sonra partiyi diğer toplum katmanlarına da açmak için kafa yormaları gerekiyor.

SP’ye gelince, daha önce de temas ettiğim gibi SP, saati şimdilik AKP’ye ayarlı bir parti gibi duruyor. Büyüme ihtimali, AKP’nin küçülme eğilimine bağlı. İktidar partisi ne kadar yıpranırsa bundan en fazla yararlanacak olan parti SP’dir. Bu seçimde bile birçok bölgede gösterilen adaylar, AKP’de kendine yer bulamayan adaylardan oluşuyor. SP bir zamanların BBP-MHP çelişkisine benzer bir çelişkiyi şimdi AKP karşısında yaşıyor. Başarı, bir başka partinin başarısızlığına bağlı olunca SP’yi sadece kendi performansı ile değerlendirmek de güçleşiyor. Ancak Numan Kurtuluş’un vizyonunun, tavrının, duruşunun SP’ye çok şey katacağı muhakkak. SP, MHP’nin üç de biri kadar oy almasına rağmen, MHP den daha çok Türkiye partisi olma istidadı taşıyor. SP’nin kaderi bir bakıma AKP’nin elinde. AKP ne kadar başarısız olursa, SP kendine siyaset sahnesinde o kadar yer bulacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi