Bilgi destek planı ve darbenin piyonları

Bilgi destek planı ve darbenin piyonları

Taraf gazetesi üst üste başarılı gazetecilik örnekleri vererek yaşadığımız sürece ışık tutan belgeler yayınlıyor. Bir kaç gün önce yayınlanan ve genelkurmaya atfedilen bilgi destek planı da bunlardan biri.
Eylem planı, toplumu bazı askerlerin ideolojilerine/daha doğrusu heva ve heveslerine göre yönlendirmeyi amaçlıyor. Bunun için kanaat önderlerinin yönlendirilmesi,yeni, demokratik bir anayasanın engellenmesi,darbe sever sanatçı artıklarının desteklenmesi öngörülüyor. Yani, sivil ayaklar kullanılarak askeri vesayet rejiminin sürdürülmesi…
Bu ülkede darbelere ayak olacak çok sayıda insan var.
Geçmiş darbelerde de aynı zemin üzerinden yürünerek askere meşruiyet kazandırıldı.
1960 da üniversiteler ayaklandırıldı, örenciler kışkırtıldı, medya yoluyla–sanal bir kaos-yaratılarak darbeye giden yollar döşendi.
12 Mart’ta bazı kuvvet komutanlarının Gezmiş ve arkadaşlarını nasıl kullandıkları, onlara mısır patlatır gibi bomba patlattıklarını artık herkes biliyor.
12 Eylül’de darbe yapmak için olaylara bir yıl seyirci kaldıklarını dönemin 2. Ordu komutanı Bedrettin Demirel itiraf etmişti. Ancak 12 Eylül darbecilerinin olaylar karşısındaki tutumu sadece seyirci kalmaktan ibaret değildi. Bir çok bölgede bazı askerler oyun kurucu olarak görev yaptılar. Mesela,daha çok milliyetçi mühendisleri çatısı altında toplayan Zıraat mühendisleri birliği 12 eylül’den birkaç gün önce hem Ağır silahlarla tarandı, hem bombalandı. Beş mühendis oracıkta hayatını kaybetti. Daha sonra eylemin bazı askerler tarafından yapıldığı ortaya çıktı.
28 Şubat’ta yapılanlar ise hafızalarda hala tazeliğini koruyor. Topluma verilen acılar, döktürülen gözyaşları daha kurumadı. ülkenin bankaları, imkanları laiklik elden gidiyor teranesiyle birkaç ayda iç edildi. Türkiye Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizinin eşiğine atıldı. Bir gecede insanlar maddi varlıklarının yarısını kaybettiler. Sonunda Ulusalcı darbeciler, ulusu İMF’nin kucağına attılar. Milliyetçilik söz konusu olunca mangalda kül bırakmayanlar, ekonomi IMF’ye teslim edilirken hiçbir milli tepki göstermediler. çünkü ulusalcılıkları, ulusa karşı yapılan pis bir propagandadan başka bir şey değildi.
Taraf gazetesinin ifşa ettiği bilgi destek planı yahut lahika-1 aynı oyunun aynı aktörler tarafından bir defa daha sahneye konulduğunu açık ve net bir biçimde ortaya koyuyor. Esas oyuncu kesinlikle Yargı bürokrasisi değil. Mezhepçiliği, Atatürk’le alakası olmayan Kemalist gericiliği saplantı haline getirmiş bazı askerlerin hazırladığı plan bu. Belge senaryonun bu darbeci küçük azınlık tarafından yazılıp vizyona sokulduğunu ortaya koyuyor. İşin kötü yanı bu istisnai gurubun, hiç alakası olmamasına rağmen TSK’nin kurumsal kimliğine de zarar vermesi..
Ancak işleri eskisi kadar kolay değil. Eskiden Türkiye’de dünya ile teması olan küçük bir azınlık vardı. Bunlar batı dünyasını yalan yanlış bilgilerle darbecilerin yanına çekebiliyordu. özal ile başlayıp, AKP iktidarı ile devam eden süreçte milliyetçi-muhafazakar unsurların da batı ile teması başladı. Şimdi batı mahfillerinde darbe oyununu bozacak küçümsenmeyecek çapta bir lobi var. Batı’nın bu yeni yüzlerle birebir teması, darbecilerin uluslararası toplumu iğfal etme işini zorlaştırıyor. Son günlerde ABD’ye gönderilen yalancı pehlivanlar darbecilerin ne kadar zorlandıklarını gözler önüne seriyor. Daha önce başta Mümtaz Soysal olmak üzere bir çok ulusalcı-darbeci ABD’ye ikna turlarına gitti, Şimdi sabık Cumhurbaşkanı Demirel Amerika’da. Türkiye’de ABD düşmanlığı yaparak prim yapmaya çalışanlar, iktidarlarını korumak için aynı Amerika’ya el-etek öpmeye gitmekten imtina etmiyorlar.
Ama millete tuzak kuranlar eninde sonunda kendi kazdıkları kuyuya düşmekten kurtulamıyorlar. Bu defa da öyle olacak.


Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi