Kemal Belgin

Kemal Belgin

Oyuncu farkının sonucu!

Oyuncu farkının sonucu!

Şayet takımınızda, hiç olmazsa üç veya dört adet büyük maç oynamış, yıllara dayanan deneyim ve orta şekerli de olsa klas farkı olan futbolcularınız varsa, karşınızdaki rakip bunlardan yoksun ise, bir veya iki vuruşla işi bitirirsiniz. İşte günümüz Fenerbahçe’si de böyle bir takım. Ne ekrandan, ne de sütunlardan günümüz Fenerbahçe’sini futbol oynama açısından beğenen yok... Ama bu takımda bazı oyuncular uygun duruma geldiklerinde bir vuruşla maçı kazandırırlar.

Şimdi maça bakalım... Kasımpaşa, nereden bulduysa birçok siyahî renk koşan, zıplayan ama futbol oyununun inceliklerini bilmeyen elemanlar ağırlıklı bir takım. Hele bir de Trezeguet adlı bir oyuncusu var ki, sormayınız. Bu beyaz adam belli ki Kasımpaşa’dan hangi büyük takıma tüyerim arayışı içinde oynamaktadır.

Fenerbahçe maça sanki tek atmak için çıkmış gibiydi. Orta alanda hiç bu kadar top kaybı yapmamıştı maçın başlarında... Hele hele Aatıf tanınmayacak durumda idi. Sadece iki bek önlerindeki adamların zafiyetini kapatmak için gayret harcarken, bunlardan Hasan Ali harika bir atakla Sousa’ya golü attırdı. Aynı Sousa, takımın da bu maçtaki en iyisi idi bence...

Devre arasından dönüşte K.Paşa’nın ilk yarıdaki Fenerbahçe’nin orta saha zaafını görerek oyun planladığını gördük. Daha aktif idiler. Ancak Mensah isimli siyahi etkisiz ve gösteri meraklısı olduğundan öndeki uç adamına da sadece faul yapabildi. Bu arada tek hakiki atakta da İlhan golü attı. Ama kenardaki teknik adam Kemal Özdeş ilk olarak onu oyundan aldı.

Ve Aykut Kocaman riske girdi. Aatıf’ın yerine Janssen’i, Alper’in yerine de Valbuena’yı sahaya sürdü. Yani savunma işi kaleci hariç yedi oyuncunun sırtına yüklenmişti. Yani sayıklar gibi oynayan Kasımpaşa’ya gün doğmuştu. Onlar da tam bundan yararlanacakken şu Trezeguet kale ağzındaki topu iki boş arkadaşına vereceğine rakibinin üzerine vurunca iş bitti. Dönen topta Şener, önce rakibinin sol bekini sonra da kalecisini nakavt etti. Ve maç orada bitti. Haaa kale çizgisi dışından çevrilen top gol olmasa ne olurdu ki, hiiiç...

Burada bir not da Cüneyt hocam için... Şu Tarık Ongun’dan artık  vazgeç hocam... Yoksa seni de yakacak yakında. Fenerbahçe ertesi gün, yani Pazar günü, rakipleri zor gün yaşamanın eşiğine geldiklerinde koltuğuna kurulup yeni hesaplarını yapacaktı... 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kemal Belgin Arşivi