M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Baba ve Anneye

Baba ve Anneye

Muhterem Baba beyefendi, muhterem Anne hanımefendi…

Ramazanınızı tebrik ve selamlarımı hürmetlerimi arz ettikten sonra:

Mektubumun konusu oğlunuz Metin’i ve kızınız Sevgi’yi İslam kriterlerine ve evrensel bilgeliğe göre iyi yetiştirmediğinizdir.

Onlara, kendilerine yetecek ve kendilerini kurtaracak miktarda ilmihal, temel din ve ahlak bilgileri öğretmediğiniz için büyük sorumluluk altında olduğunuzu bilmenizi isterim.

Onlara beş vakit namaz kılmalarını emr etmediğiniz için de günahkarsınız.

Onları dünyaya yönlendiriyorsunuz, ahiretlerini gereği gibi/kadar düşünmüyorsunuz, büyük vebal altındasınız.

Siz muhterem Anne hanımefendi, kendiniz tesettürlüsünüz ama kızınız açık veya yarı açık. Böyle Müslümanlık olur mu?

Evinizde aynı çatı altında birlikte yaşadığınız müddetçe onlardan sorumlu olduğunuzu unutmayınız.

Çocuklarınız konusunda rüzgâr ekerseniz ileride fırtına biçeceğinizi iyi bilmeniz gerekir.

Çocuklarınız, ölümünüzden sonra, sizin için ya sadaka-i cariye olacak, onların yaptıkları hayırlar sizin defterlerinize de yazılacak; yahut onları iyi yetiştirmemişseniz size de günah yazılacaktır.

Bir Müslüman aile olarak oğlunuzu küçük bir beyefendi, kızınızı küçük bir hanımefendi olarak yetiştirmek zorundasınız.

Devir bozukmuş. Olabilir. Siz bütün gücünüzle evladınıza hizmet etmekle yükümlüsünüz.

Onları hoppa, züppe, şımarık, bencil yetiştirmeye hakkınız yoktur.

Onları deccalî pagan kültürünün fenalıklarından korumak sizin vazifenizdir.

Onlara yalan söylememeyi, gıybet etmemeyi, söz verince o sözden dönmemeyi öğretiniz.

Onları lüks, gösteriş, saçıp savurma delileri yapmayınız.

Dost düşman onların kültürüne, ahlakına, yüksek karakterine, olgunluğuna, vatanseverliğine hayran kalmalıdır.

Onlar Allahü Teala hazretlerinin sizlere birer emanetidir. Emanete riayet ediniz, sakın hıyanet etmeyiniz.

Çocuklarınızı öyle yetiştirin ki, yerdeki gökteki melekler dua etsinler size.

Onların iyi bir doktor veya mühendis yahut eczacı olmalarından önce iyi insan, iyi Müslüman, iyi vatandaş olmalarına çalışmamız gerekmez mi?

Benim bu açık mektubum benlik ve gurur damarınıza dokunursa, hoş görün afvedin, küstahlığıma verin lütfen,

 

(İkinci yazı)

Tokatlar Silleler

Önce şefkat tokatları geldi, tınmadılar, aldırmadılar, toparlanmadılar.

Sonra azap tokatları gelmeye başladı ama bunun da farkında değiller.

Bir toplum bozulmayınca, azmayınca tokat yemez.

Müslüman bir fert (birey) yahut toplum niçin tokat yer?

Allah ile ezelde yapmış olduğu ahd ü misaka hıyanet ederse tokat gelir.

Müslüman Kur’ana iman eden kimsedir. Kur’anın yap dediklerini yapmaz, yapma dediklerini yaparsa tokat gelir.

Allah Kur’anda öğüt veriyor, bu öğütlere kulak verip tutmayanlar tokat yer.

Allah Resul (Salat ve selam olsun ona) göndermiştir, onu dinlemeyenler tokat yer.

Allah din göndermiştir. O dinin ahkamını ve ahlakını hayata uygulamayanlar tokat yer.

Allah ribayı ve zinayı haram kılmıştır. Bu iki büyük günahı yaygın şekilde işlerse bir toplum onun üzerine tokatlar iner.

Allah israf etmeyin buyuruyor. Müslümanlar israf ederlerse tokat yerler.

Allah sınırlar, hadler koymuştur. Bu hadleri çiğneyenler tokat yer. Kur’anda “Kısasta sizin için hayat vardır” buyruluyor. Kısası kaldıranlar kan dökmelerin, cinayetlerin, adam öldürmelerin çoğalması tokadını yer.

Allah bize iffet ve hayâyı emr ediyor. İffet şişelerini taşa çalanlar tokat ve sille yer.

Ekmek Rabbimizin bize aziz nimetidir. Ekmeğe saygısızlık edenler, günde milyonlarca ekmeği çöpe atanlar tokat yer.

Azan bir toplumun üzerine azap inince genel gelir, kurunun yanında yaş da yanar.

Dinimizin temel farzlarından biri emr-i mâruf ve nehy-i münkerdir. Yâni iyiliği emr etmek, kötülüğü yasaklamak ve engellemek. Müslüman bir toplum bunu terk ederse azap iner tepesine.

Azaptan, tokatlardan, sillelerden kurtulmak için azgınlıktan salâha, günahtan sâlih amellere, israftan kanaate, isyandan itaate, bid’atten Sünnete, câhillikten ilme, ahlaksızlıktan fısktan fücurdan ahlaka ve fazilete, tefrikadan birliğe, gurur ve kibirden tevazua, namazsızlıktan namaza, bozuk akidelerden sahih inançlara dönmek gerekir.

Azgınlıkla kurtuluş, felah, huzur, sükunet, iç barış, selamet, afiyet bir arada olmaz.

Doğru yol da belli, bozuk yol da bellidir. Seçim bize aittir.

 

KİTAP FUARI İMZA GÜNÜ

(18 Haz. Cumartesi saat 15-18 arasında)

ÖNÜMÜZDEKİ 18 Haziran cumartesi günü öğleden sonra saat 15 ile 18 arasında, BEYAZIT kitap fuarı BEDİR Yayınevi 147 numaralı standında yeni yayınlanan EHL-İ SÜNNETİ SAVUNUYORUM isimli kitabımı imzalayacağım. (Kitapta indirilmiş İslam’ın doğru yorumu olan Ehl-i Sünneti yıkıp, yerine içi boş Şeriatsız ve fıkıhsız light ve ılımlı uydurulmuş bir din getirmek isteyen; reformcu, değişimci, yenilikçi, mezhepsiz, bid’atçi, bozuk, sapık akımlar tenkit edilmekte, Müslümanlar bu konuda uyarılmaktadır.)

 17.06.2016  

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi