M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Zalim olmaktansa mazlum olmak

Zalim olmaktansa mazlum olmak

İMZA GÜNLERİ

Önümüzdeki 9 Haziran Cumartesi saat 15 ile 18 arasında; Pazar (10 Haz.) saat 16 ile 19 arasında Ayasofya Kitap fuarı BEDİR standında Hüccetülislam İmam Gazali’nin dört ciltlik İHYA kitabını (Dört cilt 100 lira), Ömer Nasuhi Bilmen’in BÜYÜK İSLAM İLMİHALİNİ (20 lira) ve başka önemli ve kıymetli İslam klasiklerini imzalayacağım. Maddî imkânı müsait olan her Müslüman’ın bir İHYA’sı olmalıdır. Okumak, öğrenmek, öğrendiklerini hayata uygulamak şartıyla İHYA kişinin ebedî saadetine yol açar.

* Şu veya bu şekilde zulme uğradığım zaman hem üzülüyorum, hem de seviniyorum. Mazlum (zulme uğramış) olmak suç değil. Zalim ise suçlu, günahkâr… Zalim olmaktansa mazlum olmak yeğdir.

* Ülkemizin o meşhur lisesinden hiç iyi haberler ve kokular gelmiyor. Kız erkek öğrenciler al takke ver külahmış, içki içiliyormuş, eğitim seviyesi düşükmüş…

* Hazretü’l-Hazerat hazretleri çok büyüktür, semalarda uçmaktadır saçma edebiyatını bırakın da; sahiplendiğiniz gençliği ilimle, irfanla, hikmetle, geniş kültürle, sanatla olgunlaştırmaya bakın. Robot ve zombi yetiştirmeyin, adam yetiştirin, vasıflı faziletli iyi ve güçlü Müslüman yetiştirin.

* En zengin insan parası ve malı çok olan değildir; ilmi irfanı hikmeti (bilgeliği) hizmeti hayrı çok olandır.

* Hayırlı bir cemaate ait olan bir mekânda Kur’an okunurken, orada vazifeli bir genç devamlı olarak cep telefonunu kurcalayıp durdu. Çok rahatsız oldum.

* Osmanlıca öğrenmemekte inatla direten, ben mühendis olacağım, bana Osmanlıca gerekmez diyen üniversiteli Müslüman genç adam olur mu?.. Cevap: Osmanlıca öğrenme niyetine, iradesine, azmine sahip olmadığı için onun adam olması çok zordur. Bu kadar basit bir şeyi anlayıp idrak edemeyen kişi, daha girift meseleleri hiç anlayamaz, kavrayamaz.

* Müslümanların toplantılarında kadınlarla erkekler ayrı olmalıdır. Camide, zikrullah meclislerinde, konferanslarda… Birkaç sene önce bir Mevlevî âyinine gitmiştim, seyredenler kadın erkek karışık oturuyordu. Çok üzülmüştüm…

* Yüzde yüz dünyaya, paraya, mala dönük bir Müslüman olamaz. Müslüman, âhirete inanan ve âhirete dönük olan insandır… Dünya işlerini ve hizmetlerini terk ve ihmal mi edelim? Hayır!.. Dünya işlerini ve hizmetlerini mükemmelen yapar olduğumuz halde âhirete dönük olmalıyız. Âhirete dönük olmamak, âhiret azığı biriktirmemek, ölümü kabri Mahşeri Mahkeme-i Kübrayı hesabı kitabı Sırat köprüsünü unutmak, imana büyük zarar verir.

* Birisi bana Bediüzzaman’dan ve Risale-i Nur’lardanbahs etti. Onun Bediüzzaman’ı ve Risaleler, benim bildiğim Bediüzzaman’a ve Risalelere hiç benzemiyordu…

* Nefsini putlaştıran, gurur ve kibir heykeli, kendisini kerametli gösteren o herif mi tarikat ve tasavvuf erbabıdır?.. Hayır hayır!.. O, tarikatli değildir, tarikatçi bir holigan ve militandır ancak.

* Olgun Müslüman, deve gibi kin tutmaz, intikam almaz. Kindar, intikamcı adamlar olgun değil, hamdır.

* Nefs-i emmâreni alçalttıkça mânen yükselirsin. Nefsini baş tacı edersen alçalır bitersin.

* İngiltere kraliçesi 92 yaşına girdi, hâlâ tahtı bırakmıyor. Bunun sebebini bildiğimi sanıyorum ama yazmayacağım.

* İngilizler, sömürgecilik devirlerinde, 19’uncu ve 20’nci asırlarda Müslümanlara çok zulmettiler. Yirmi birinci asırda İngiltere Müslüman olacaktır. Ahsenü’l-intikam…

* Gayr-i Müslimlerin barbar, zalimane,  acımasız savaşları ile İslam’daki cihad fi sebilillah bir değildir.

* Çernobil nükleer santralı… Japonya’daki Fukişimasantralı faciaları… Bunlarda kafası çalışan, uzağı gören sağduyulu (akl-ı selim sahibi) insanlar için ibretler vardır.

* Büyük bir hayır kurumu… Ayda dokuz bin lira maaşı olan fuzulî danışmanlar… İşe gelmedikleri, çalışmadıkları hak etmedikleri halde bu paraları tıkır tıkır alıyorlar… Beyefendi bunu duysa çok kızar ama söyleyen, duyuran yok.

* Pazar günü Sultanahmet camiinin bahçesinde iken papağan sesleri duydum. İstanbul’da papağanlar… Âhir zaman alametlerinden…

* Kendini sofu, dindar, dinibütün gösteren o kibirli ve gururlu münafığın; dini imanı paradır, maldır, lükstür, israftır, gösteriştir, konfordur, hava atmak caka satmaktır. Ondan ne kendisine, ne Ümmet’e, ne vatana, ne millete fayda gelir. O ahlaksızdan uzak durmalı.

* Kitaplarımın elli bin küsurunu gönderdim. Evde hâlâ kitap var. Geçen gün ünlü Reader’s Digest dergisinin Fransa edisyonu SELECTION’un Temmuz 1948 sayısını buldum. Aradan 70 yıl geçmiş olmasına rağmen içinde hayli okunacak, okunabilecek faydalı, eğlendirici, dinlendirici yazı vardı. Bunları eskiden okumuşumdur, tekrar okudum. Çeşitli dillerde aylık yekûn tirajı 27 milyon olan bu derginin başarısı, eskimeyen canlı yazılar yayınlamasıdır. Selection kitap boyundadır, saklaması kolaydır. Yazık ki, Türkiye Müslümanları, tirajı en az bir milyon olacak böyle bir dergi yayınlayamıyorlar. Sermaye, hürriyet, imkân, fırsat her şey var. Sadece kültür yeterli değil.

* Fransa’da üç yüz beyinsiz, Kur’an’daki Yahudileri kınayan ayetlerin çıkartılmasını istemiş. Kur’an Allah kelamıdır, değil bir ayeti, bir harfi bile çıkartılamaz. Fransızlar kendi Kitab-ı Mukaddes’lerindeki bazı pasajları çıkartsalar iyi ederler. Mesela, Hz. Lût’un iki kızının, (hâşâ) babalarını sarhoş edip, onunla yatıp gebe kalmaları kıssasını.

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi