M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

İftirayı isbat etmenizi bekliyorum

İftirayı isbat etmenizi bekliyorum

Baylar bayanlar... Aleyhimdeki şu son düzmece yalanı, iftirayı isbat etmenizi bekliyorum. İsbat edin de, sahip olduğum iki taşınmazı (başka taşınmazım yok), ikamet ettiğim apartman dairesini ve bir köydeki bağ evimi size hibe ve hediye edeyim. İsbat edemezseniz yalancılığınız, müfteriliğiniz tescil edilmiş olacaktır. İsbat edebilirseniz (edemezsiniz ya) size ödülünüzü verip kalemimi kıracak ve yazı hayatından çekileceğim. Haydi baylar bayanlar...

* Mahmut Övür’e: Sizinle polemiğe girmeyeceğim. Bana yaptığınız haksızlık dolayısıyla size beddua ediyorum.  Sırça sarayda oturan sizin, yalan ve iftiralara dayanarak bana taş atmanız, zulm ve düşmanlık etmeniz size çok zarar verecektir.

Rüşvetten İdam

BBC’de okudum, İran’da rüşvet ve yolsuzluk suçundan çok zengin büyük bir iş adamı idam edilmiş. Bu yıl içinde böyle iki idam daha olmuş.

Çin’de de böyle idamlar var.

Bunlar adalete uygun mudur, doğru mudur?

Âdil kanunlarla âdilâne muhakeme edilmek şartıyla doğrudur.

Rüşvetler, yolsuzluklar, ticarî iktisadî malî (finansla ilgili) fesatların fitnelerin bir türlü önüne geçilemiyorsa, idam son çare ve çözümdür.

Rüşvetler, yolsuzluklar, soygunlar yaygın, yoğun hale gelince; devlet vatan millet toplum çürüme ve yıkılma tehlikesiyle baş başa kalır. Bu suçları önlemek için idama başvurulabilir.

Birtakım çağdaşlar hemen itiraz edecekler, efendim nasıl olur, idam vahşi bir tecziyedir (cezalandırmadır) diyecektir.

Bu itiraz tamamen boştur, ahlaka ve sağduyuya aykırıdır.

Kur’anda, kısasta sizin için hayat vardır buyrulmaktadır.

Anasını öldürüyor, babasını öldürüyor, yedi sekiz yaşında mâsum bir çocuğun ırzına geçtikten sonra zavallının başını taşla ezerek öldürüyor, sarhoş ve ehliyetsiz sürücü durağa dalıyor, bekleyen masumları ezip öldürüyor... Bunların idamı mı vahşi oluyor?

Lise öğrencisi bir kız, dekolte kıyafetle tek başına geceleyin yabancı bir erkeğin evine gidiyor, orada öldürülüyor. Onun katili idam edilmez, ağır bir ceza verilir ama zavallı bir kızcağız sokakta kaçırılıyor, kendisine tecavüz ediliyor ve sonra öldürülüyor, işte buna idam cezası verilir.

Aç kaldığı için fırından ekmek çalan çocuğun idam edilmesi elbette zulüm olur ama yüz milyonlarca, hattâ milyarlarca dolarlık dolandırıcılık, yolsuzluk yapanların, büyük rüşvet alıp verenlerin, toplumu büyük çapta soyanların elbette idam edilmesi gerekir.

Bunları idam etmemenin hükmü nedir? Devlete millete vatana zulümdür.

Toplumu ayakta tutan faziletler listesinin başında istikamet, doğruluk dürüstlük gelir.

Rüşvet faziletsizliktir.

Yolsuzluk faziletsizliktir.

İhalelere fesat karıştırmak faziletsizliktir.

Hırsızlığın her türlüsü faziletsizliktir.

Bunlara göz yummak faziletsizliktir.

Âdil devletler, âdil sistemler faziletleri korur, ayakta tutar, yaşatır.

Kötülüklerle mücadele etmeyen, onları engellemeye çalışmayan iyiler özde iyi değil, sözde iyidir.

***

SADECE BİR KONUDA...

Hiçbir konuda üstünlük taslamam... Faziletfüruşluktan nefret ederim. Sadece bir konuda birinci olmak isterim: Dinimi, vatanımı, milletimi, devletimi (düzeni değil!) sevmekte, tutmakta, korumakta, desteklemekte, onlara hizmet etmekte birinci olmak isterim. Bu hizmetleri ücret karşılığında değil, gönüllü olarak bedava yapmam gerekir. Birileri vatanı babalarının çiftliği, mandırası gibi görüyor; halkı da mandırasındaki inekleri sever gibi seviyor. Bendeniz onlar gibi olmak istemem.

En nefret ettiğim ahlaksızlık din sömürüsüdür. Geçenlerde bir cümle yazmıştım, tekrar ediyorum.

Din ve mukaddesatı merdiven yapanlar, yükseldikçe alçalır.

Din sömürücüsü alçaklar, harbî kafirlerden daha zararlı ve sefildir.

***

Türkiye’de beş vakit namaz kılanlar yüzde ona düşmüş. İlgililerden istirham ediyorum. AIarm zillerini, sirenleri sonuna kadar açarak yeri göğü inleterek devamlı gece gündüz çaldırmaya başlasınlar. Namaz elden gidince din de gider.

***

Basınımızda sarımsakla, maydanozla, ebegümeciyle ve diğer sebzelerle ilgili (bazısı saçma sapan) bir yığın yazı var ama tarımımızla ilgili ciddî makaleler, analizler, teklifler, temenniler yok. Türkiye tarımının durumu iyi mi kötü mü? Hollanda ile karşılaştırırsak, onların tarımı on üzerinden kaç not alır, bizimkisi kaç not?.. (Bence Hollanda 10 üzerinden 10 alır, Türkiye ise 2...) Topraklarımızın büyük bir kısmı niçin ekilip biçilmiyor? Asıl yerleri, iş elbiseli olarak bağlar, bahçeler, bostanlar, tarlalar, laboratuvarlar olması gereken tarım mühendislerimiz niçin artist gibi takım elbiseli, frenk gömlekli, kravatlı?.. Halkın dili gözü kulağı aklı olması gereken medyamız niçin vazifelerini yapmıyor? Tarım konusunda niçin İsrail’den ibret almıyoruz? Yakın zamanlarda tahıl ambarı olan ve fazla ürününü ihraç eden Türkiye şu anda niçin dışarıdan buğday ithal ediyor? Tarım konusunda ipe sapa gelir, işe yarar, geçerli çareler, çözümler nelerdir? Türkiye’yi tarımda dünya birincisi yapmak için neler yapılmalıdır?

***

İslamî hizmetleri alet edip, vasıta kılarak lüks bir hayat süren, lüks ve israf içinde yaşayan, bol gelir elde eden, aşırı lüks evlerde oturan, Nemrudîdabbelere binen, gurur ve kibir sergileyen kimseler yüksek Müslümanlar değildir, onlar alçak Müslümandır.

***

Dini, mukaddesatı mıncıklayanlar beyinsiz alçaklardır.

***

Yüce İslam dini asla magazin konusu yapılamaz.

***

Cehille hizmet bir arada olmaz.

***

Riya ve nifakla hizmet bir arada olmaz.

***

Ben hem dine imana Kur’ana Sünnete Şeriata Ümmete hizmet ederim, hem de küpümü doldururum, bu hizmet esnasında voliyi vurur, malı götürürüm niyeti şeytanî bir kuruntudan ibarettir.

***

Din ilimleri para kazanmak, dünyalık elde etmek, zengin olmak için öğrenilmez. Sadece ve sadece Allah rızası için öğrenilir. Bu hususta bütün gerçek imamların, gerçek ulemanın, gerçek mürşidlerin ittifakı vardır.  (İmamların, müezzinlerin, hatiplerin, vaizlerin, Kur’an hocalarının, müderrislerin, diğer hademe-i hayratın geçimleri için maaş ve ücret almalarına müteehhirîn uleması fetva ve ruhsat vermiştir. Dini ve mukaddesatı alet ve vasıta kılıp zengin olmanın fetvası ve ruhsatı yoktur.)

***

Her gün yazsam yeridir: Allah ile olan bütün işlerde, ibadetlerde cihadta, hayr ü hasenatta, ilimde temel şart İHLÂSTIR. İhlâs olmazsa bunlar kabul edilmez. Sahih-i Müslimdeki hadiste; ihlâssız âlimin, mücahidin, hayırsever zenginin yüz üstü sürüklenerek Cehenneme atılacağı beyan buyurulmaktadır.

***

Resulullah Efendimiz (Salât ve selam olsun ona) üç kere tekrar ederek “Din nasihattir” buyurmuşlardır. Medreseler ve tekkeler kapandığı için bu devirde Müslüman toplum nasihatsiz, uyarısız kalmış ve büyük bozukluklar meydana gelmiştir. Diyanet bu konuda büyük vebal altındadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi