M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Tarih şuuru

Tarih şuuru

Tarih toplumların, milletlerin, halkların, devletlerin, ülkelerin hafızasıdır.

Türkiye’nin tarihini iyi bilmeliyiz, doğru bilmeliyiz.

Yakın tarihimizde lisanımıza (Türkçemize) ve tarihimize çok müdahale edildi, çok zorlamalar yapıldı.

Edebî lisanını ve tarihini yitiren bir ülkenin, bir toplumun ayakta durması zordur.

Tarih değişkendir. Pireneler’in bir tarafında kahraman, öbür tarafında alçak düşman.

Venizelos Yunanistan’da kahraman, bizde sefil bir düşman.

Nazım Hikmet’e göre Stalin, halkların babası, Müslümana göre, tarihin gördüğü en korkunç ve acımasız katil canavar.

Türkiye Müslüman bir ülkedir. Biz bu coğrafyada İslam’la varız. Tarihimizi Müslümanca öğrenmeliyiz.

Yakın tarihimizde tarihimizi tahrif etmek istediler.

Bir sürü sahte kahraman türettiler.

Akı kara, karayı ak gösterdiler.

Tarih, lisan edebiyat, sanat, kültür konusundaki kopuklukları, büyük ârızaları tamir edemezsek varlığımız tehlikeye girer.

Hilafetin kaldırılması... Dönmelere, onların kendilerine benzettiği kimselere göre çok iyi bir devrim... Şuurlu Müslümanlara göre büyük felaket ve kopukluk.

Tarihimiz can damarımızdır. Can damarı kopan bir vücut yaşamaz.

İslamî kesimdeki bütün medenî vasıflı Müslümanlar, belli başlı sivil toplum kuruluşları bir araya gelmeli ve çok güçlü ortak bir TARİH ENCÜMENİ kurmalıdır.

Japonya’da kimse imparatorluk hanedanına saygısızlık etmiyor, saygısızlık bir tarafa büyük bağlılık ve sadakat besliyor. Bizde de öyle olmalıdır.

Sultan Abdülhamid Müslümanların Halifesi, Türklerin Hakanı, Osmanlı milletlerinin Padişahı idi. Dönmelerin, iki veya üç kimlikli kriptoların ona hakaret etmesine hoşgörü ile bakamayız.

1905’te Yıldızda Cuma selamlığında ona suikast tertiplenmişti. Bunu alkışlayan dinsiz şairi sevemeyiz.

Tarih konusunda Japonlar ve İngilizler kadar, hattâ onlardan daha fazla muhafazakâr olmalıyız.

Millî kahramanların hatırasını yüceltmeliyiz.

Trabzon mebusu (milletvekili) Ali Şükrü beyi hiç unutmamalıyız.

Lozan’ın içyüzünü, gizli protokollerini bilmeliyiz.

Doğru tarih kitapları okumalıyız.

Yalan, düzmece tarihe karşı olmalıyız.

Çocuklarımıza tarih şuuru aşılamalıyız.

Kanunî Sultan Süleyman bizim en büyük Padişahımızdır. Batılıların Muhteşem Süleyman dediği o zata salak diyenleri (yasal sınırlar içinde) protesto ve tecrit etmeliyiz.

Gazetelerde, dergilerde, tv’lerde gerçek tarihimizi ve gerçek kahramanlarımızı korumalıyız.

Osmanlı devleti ve Hilafeti ile iftihar etmeliyiz. Ecdadımıza layık olmaya çalışmalıyız.

Doğru tarih kitapları, risaleleri yayınlamalıyız.

Allah, hiçbir Müslüman toplumu tarihsiz, hafızasız bırakmasın.

***

Din ve mukaddesat sömürücüsü alçaklar, karı veya uyuşturucu satanlardan daha düşüktür.

***

Lütfen ezberleyiniz: Dini merdiven yaparak yükselenler, yükseldikçe alçalır.

***

İslam hanımları!... Kur’anî, Nebevî, Şer’î tesettüre bürününüz, şeytanî tesettüre değil.

***

Cebinizde, çantanızda güzel bir dolmakaleminiz ve yine güzel bir not defteriniz bulunsun.

***

Benim dolmakalem alacak param yok diyene: Peki o pahalı lüks israflı cep telefonunu nasıl aldın? Telefona para buluyorsun, kaleme bulamıyorsun. Vah sana!

***

Sık sık yazacağım: İslamcı kesime sızmış kızıllara dikkat ediniz. Herifler karılar karpuz gibi. Dışları yemyeşil, içleri kıpkırmızı.

***

Zamanın İmam-ı Kebirine biatsız kalma. Hiç biatsız olacağına, “Kim ise ona biat ediyorum” de bari.

***

Cahillerin, avammın dinî konularda tartışmaları, çekişmeleri, birbirlerine düşmanlık etmeleri, fitne fesat çıkartmaları büyük bir felakettir. Sen, dinî konuları mıncıklayan ve cahilce tartışan beyinsizlerden olma.

***

Dini bilgileri, sana yetecek, seni kurtaracak miktarda DOĞRU olarak öğren ve bu bilgileri hayatına dosdoğru uygula.

***

Peygamber (Salat ve selam olsun ona) bir postacı idi. Dini tebliğ etti, öldü gitti, işi bitti diyenlerden olma. O bizim dünyada da ahirette de Seyyidimizdir.

***

Gururlu, kibirli, bencil bir sefile: Allah gururluları, kibirlileri, nefs-i emmaresine köle olanları sevmez. Tevbe edip kendini ıslah etmezsen, vakt-i merhunu gelince burnunun yere sürtüleceğini, rezil ve rüsvay olacağını bil.

***

İslama hizmet edeceğiz diye toplanan o muazzam paralar...

***

Müslümanlar!.. Bütün şehrin tertemiz olmasını istiyorsanız, siz önce kendi evlerinizin önünü süpürünüz, içini temizleyip tanzim ediniz.

***

Günahkâr olsa da hiçbir mü’mini hor görmeyiniz, ona düşmanlık etmeyiniz. Çünkü onda İMAN denilen kutsal bir cevher ve değer bulunmaktadır. (Fasık-ı mütecahir ise sadece günahına karşı olursunuz.)

***

Gençlere: Kendinizi harcamayınız, harcatmayınız.

***

Yine gençlere: Önce iyi Müslüman, iyi insan ol, sonra doktor mühendis eczacı hukukçu...

***

İslam’dan dönen, irtidat eden Suudî kızı Kanada kabul etmiş. Kanada belayı başına sarmış.

***

Cebinde çok az helal parası vardı. Karnı zil çalıyordu. Kumkapı’daki ucuz lokantaya gitti. Çorba, nohut, pilav yedi... On liradan az tuttu... (Orada nohut üç liradır)... Haram para zengini, ribacı, ihalelere fesat karıştıran, hortumlayan, rantçı musibet herifin cebi haram para doluydu. Lüks restorana gitti, 200 liraya lüks bir yemek yedi. Hangi yemek tayyib ve lezzetlidir?

***

Depremler olup duruyor. Bunlar, yaklaşan büyük İstanbul depreminin ayak sesleridir. İdarecilerimiz ne gibi tedbirler alıyor? Sen hangi tedbirleri alıyorsun?

***

Müslim gayr-i müslim bütün hastalar için şifa diliyorum. Hastalık Allah’tandır, şifası da O’ndandır. İslam tıbbını iyi bilen icazetli mü’min ve hâzık bir tabib bularak tedavi olunmalıdır. Hastaları, yolunacak kaz gibi gören şeytanî ve ticarî tıbtan uzak dur.

***

Olup biten bir şey için bu kader değildir diyen kâfir olur. Her şey Allah’ın takdiri ile olur.

***

Agresif bir ateiste: Sen bana pis gerici diyorsun, ben de sana necis kâfir diyorum...

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi