M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Böyle derviş olur mu?

Böyle derviş olur mu?

Bir tasavvuf cemaatini anlattılar, dervişler lüks villalarda ikamet ediyormuş, lüks pahalı israflı mobilyalar, binitleri Nemrudun Firavunun arabasından lüks imiş, bir elleri yağda bir elleri balda imiş, lüks ve ihtişamlı turistik umre seyahatleri yapıyor, Mekke’de süitlerde kalıyor, bin bir çeşitli açık büfelerden tabak dolduruyor, yarısını yiyorlarmış, diğer yarısı çöpe gidiyormuş, kendilerinin Cennetlik olduğunu sanıyorlarmış... Fesubhanallah! Böyle çilesiz lüks ve israflı dervişlik olur mu? Bunlar âhir zaman dervişleri.

**

Müslüman gençlere: Ebeveyniniz (ana babalarınız) çok kültürlü, çok âqil, çok ârif değilse; onların sizin yetişmenizle ilgili yönlendirmelerine tâbi olmayınız. Yukarıda saydığım sıfatlara ve özelliklere sahip ufku geniş, mürşid ve rehber durumundaki ziyalı Müslümanlara sorunuz. Türkiye’de böyle on kişi bulunduğunu ümit ve temenni etmekteyim. Ana amacınız doktor mühendis olmak olmasın. Öncelikle iyi Müslüman, iyi insan olmayı isteyiniz... Söylemesi kolay, olması zor... (Bendeniz o on kişi listesinde değilim.)

**

Üniversitede okuyan çok efendi, çok terbiyeli, çok temiz, oldukça dindar (Beş vakit namazı kılıyor) bir genç getirdiler; haftada iki gün gelsin hizmet etsin, uygun bir cep harçlığı verirsin dediler. Tam da işime yarayacak bir gençti ama büyük bir eksiği vardı. Osmanlıca bilmiyordu, elifi görse mertek sanacak kadar cahildi. Çok teşekkür ettim, işe almadım...

**

Bir, Mısır hiyerogliflerinin esrarını çözen Fransız Champollion’u düşünüyorum, bir de bizim Osmanlıca öğrenemeyen, öğrenmemekte inatla direnen Müslüman çocuklarımızı.

**

Öfkelenmeyiniz!.. Öfke zat-ı âlinizi büyük zarar ve ziyanlara uğratır.  Bütün kararlarınızı öfkesiz, sakin olduğunuz halde dokuz kere düşündükten sonra veriniz.

**

Hem tesettürlü, hem de boyalı, makyajlı, kokulu, allı zilli pullu, incili mercanlı, kılık kıyafet bakımından davullu zurnalı klarnetli bir hanıma: Selam ve hürmetten sonra... Sizin kıyafetiniz islamî ve şer›î tesettür değildir, şeytanî tesettürdür. Sizi uyardığım için bendenizi afv buyurmanızı istirham ediyorum.

**

CHP önderlerine ve idarecilerine: Tek parti devrinde yapılan, temel insan haklarına ve millî kimlik ve kültüre aykırı bütün yanlışlar, bütün zulümler, bütün karakuşî işler, bütün Stalinvarî devrimler, bütün idamlar, bütün yıkımlar, bütün sürgünler, bütün ârızalar, bütün kopukluklar, Hilafetin ilgası, Ayasofya’nın, Fatih’in vakfiyesindeki laete rağmen câmilikten çıkartılıp ibadete kapatılması, Erbilli Esad Efendinin ve nice İslam büyüğünün idam edilmesi, İslamla Ümmetle savaşılması konusunda;  çoğunluğu oluşturan Müslüman halktan çok açık, çok samimî şekilde afv dilemedikçe, günahlarınızı kabul ve itiraf etmedikçe iktidar olmanız mümkün ve muhtemel değildir. Rusya Stalin dönemindeki zulümler, Papalık Haçlı seferleri zulümleri için özür beyan etti de siz niçin etmiyorsunuz?

**

1924’te Hilafetin kaldırılması, son Halife Abdülmecid bin Abdülaziz Han’ın yurt dışına sürülmesi, Türkiyeye çok şeyler kaybettirmiştir. Hilafetin ilgası kanununa göre, şu anda Hilafet Türkiye Büyük Millet Meclisinin hükmî şahsiyetindedir, uykudadır.

**

Enflasyonla pahalılıkla mücadele etmek isteyen vatandaşlara:

Pahalı olan hiçbir şeyi satın almayınız.

En ucuz neler varsa onları alınız. Mesela patates, bulgur, yeşil mercimek, meyvelerden mandalina, portakal.

Reklam tuzaklarına düşmeyiniz, akıllı olunuz.

En ucuz kepekli ekmek hangisi ise onu alıp tüketiniz. İstanbul’da Halk Ekmeğin kepeklisi...

Kırmızı et yerine, helal kesim ve sağlıklı olmak şartıyla tavuk eti yiyiniz.

Yemeklerin suyunu salçasını biraz fazla yapınız. İçine ekmek doğrayıp tüketiniz.

Sofraya besmelesiz oturmayınız, elhamdülillah demeden kalkmayınız.

Ekmeği ve yemeği hiç ziyan etmeyiniz.

Kaliteli olmak şartıyla sık sık makarna pişiriniz.

Pahalı pirinç yerine ucuz bulgur...

Doyduktan sonra yemeyiniz.

Böyle yaparsanız enflasyonla savaşmış olursunuz. Sofranız bereketli olur.

**

Soğan patates nohut bile çok pahalı... Böyle tarım ülkesi olur mu? Küçük ülkesinde, dar topraklarında bizden fazla üretim yapan, bunları ihraç eden Hollandalılardan niçin ibret almıyoruz?

**

Şifahî kültürlü ârabîler, bedevîler, cahiller, yarı mühtediler, Allah için kurban küp için kavurma zihniyetliler islamî hizmetlerin ve faaliyetlerin canına okudular.

**

Şu ülkede bendenizden daha fazla tasavvuf, tarikat taraftarı olan yoktur. Lakin Şeriat dairesi içindeki hakikî tasavvuf ve tarikat. Bütün icazetli gerçek şeyhlere hürmet eder, ellerinden öperim.

**

Osmanlı devleti Şeriat ve Tarikat sütunları üzerinde yükseldi. Bu ikisinin içi boşaltılırsa Türkiye yıkılır.

**

Şimdiye kadar kaç kez yazdım, bir kere daha yazayım: Dini, Kur’anı, mukaddesatı kendi şahsî menfaatleri, ikballeri, nüfuzları, prestijleri için, ün ve alkış için, lüks dünya geçimi için alet eden, vasıta kılan bütün din sömürücülerini bir kere daha kınıyorum. Allah belalarını versin!..

**

Birmanya’daki Arakan Müslümanlarını unuttuk. Arakan diye bağıran, feryat eden, ağlayan, yazan çizen kalmadı gibi...

**

Che Guevara teröristini katilini kahraman gibi gösteren, Beyazıt kulesine kızıl bayrak çekenleri öven, devlet yıkıcılarını alkışlayan, Türkiyeyi Sovyet uydusu yapmaya çalışanları beğenen, onlara karşı çıkan Müslümanları ve milliyetçilere, bunlar Amerikan filosunu kıble ittihaz ederek namaz kıldılar diye iftira edenler nasıl Müslümanlardır? ( Pişman olup daha sonra doğru yola girenlere bir şey demiyorum.)

**

Hiçbir doğru Müslüman sapıklıklara azgınlıklara kötü düzenlere taraftar olmaz, onlara muvafakat etmez, (ne kadar edebiliyorsa) âdilâne muhalefet eder, ifsat (fitne fesat) için çalışmaz, ıslah için çalışır.

**

Son kırk elli yılda, Türkiye’de İslam için toplanan paralar; ihlasla, ilmin ve irfanın ışığında planlı programlı şekilde harcanmış olsaydı, değil Türkiye, bütün dünya ıslah olurdu. Bir cemaatin topladığı muazzam miktarda para ne oldu? Boşa gitti, duman oldu.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi