M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

Veyl Size!

Veyl Size!

Müslümanları cahil bırakanlar...

Müslümanları parçalayıp bölenler, bin fırka ve hizbe ayıranlar.

Müslümanları aldatanlar...

Müslümanları kaz gibi yolup inek gibi sağanlar...

Müslümanların zekatlarına göz dikip, onları Kur'ana, Sünnete, fıkha ve Şeriata aykırı olarak toplayıp sarf edenler.

Müslümanların beyinlerini yıkayanlar...

Müslümanları lükse, israfa, sefahate, saçıp savurmaya teşvik edenler.

Ümmet şuurunu yıkıp, onun yerine bin türlü cemaat ve hizip taassubu, militanlığı, holiganlığı getirenler.

Müslümanları Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolundan ayırıp türlü türlü bid'at fırkalarının girdaplarına düşürenler.

Her devirde bir tek gavs olduğu halde ortaya bin gavs çıkartanlar.

Müslümanların mallarını, paralarını gasb edenler.

Müslümanların ümitlerini, enerjilerini, imkanlarını, fırsatlarını ziyan edenler.

Tesettür diye nice Müslüman kızını ve kadınını alaca bulaca acayip şeytanî (kapalı çıplak) kıyafetlere büründürenler.

İşe mücahidlikle başlayıp sonunda müteahhid olanlar.

Bozuk, kirli, çarpık düzenin haram rantlarıyla zenginleşip semirenler.

Kendilerini İslam'a değil, İslam'ı kendilerine uydurmaya çalışan sapıklar...

Ellerinde imkan ve fırsat olduğu ve mutlaka yapmaları gerektiği halde emr-i mâruf ve nehy-i münker yapmayanlar.

Namazı terk edip şehvetlerine kapılanlar.

Sâlih dindar Müslüman kardeşleriyle ilgilerini kesip kafirlerle işbirliği yapanlar.

İcazetli ulema ve fukahayı bırakıp, bid'atçi reformcuların peşine düşenler.

Bir vâdi dolusu servet edinse ikinci vâdiyi isteyenler.

Peygamberimiz (Salat ve selam olsun ona), yolculuğa birlikte çıkan üç Müslümanın, içlerinden birini yol başkanı yapmasını emr etmişken, imkan ve hürriyet olmasına rağmen Ümmetin başına ehliyetli ve muktedir bir İmam-ı Kebir seçmek için çalışmayanlar.

Lüks ve şatafatlı meskenleri ve binitleriyle beyinsizce övünenler.

Siz, bütün bu yaptıklarınızdan dolayı hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?

Veyl size!

* (İkinci yazı)
Yirmi Üç Gerçek
1. Parça bütünden küçüktür. Mezhepler, tarikatlar, cemaatler, gruplar, hizipler, fırkalar, klikler parçadır. İslam bütündür. Ümmet bütündür.

2. Hiçbir cemaat veya tarikat İslamla özdeş olamaz. İslam'dan önemli olamaz. Tek başına İslam'ın yerini tutamaz. İslam'ın üzerinde olamaz.

3. Hiçbir cemaat, tarikat, hizip, fırka, grup, parça Ümmet bütünlüğünü inkar edemez.

4. Ümmet şuuru iyidir, parça asabiyeti, militanlığı, holiganlığı kötüdür.

5. Allah katında üstünlük şu veya bu cemaate veya hizbe mensup olmakla değil, taqva iledir.

6. Müslüman ilimle, irfanla, ihlasla, istikametle, yüksek ahlak ve faziletle, nefs-i emmâresini zincirlemekle taqvalı olur.

7. Kendini beğenen, kendisinde gurur ve kibir olan, kendisini Cennetlik sanan hiçbir kimse taqvalı değildir.

8. Kendi cemaati dışındaki mü'minleri dışlayanlar, sevmeyenler,×onlara acımayanlar, onlara yardım etmeyenler, onlara ikinci sınıf ve öteki Müslümanlar olarak görenler iyi Müslüman değildir.

9. Müslümanların içinde mecazî mânada savcılık yapabilecekler vardır ama her Müslüman savcı değildir.

10. Günah işlemek, o günahın helal olduğuna itikat etmemek şartıyla kişiyi imandan çıkarmaz.

11. Resululah Efendimizin (salat ve selam olsun ona) mütevatir, mânen mütevatir, sahih hadîslerini inkar eden, hafife alan kimsenin dinden çıkmış olmasından korkulur.

12. Şeriatı tahkir eden kimse mürted ve kafir olur. (Şeriat Kur'andan, Sünnetten, icmâ-i ümmetten çıkartılmış hükümlerin tamamına verilen isimdir.)

13. İslam ile Feminizm arasındaki uyuşmazlıklarda Feminizmi haklı gören kişi gerçek Müslüman değildir.

14. İnsan hakları ve sözleşmeleri ile ilgili beyannamelerdeki İslam'a kesinlikle aykırı olan maddeler yanlıştır, İslam'ın hükümleri doğrudur.

15. Demokrasiyi din yerine koymak, dinin üstünde görmek küfre yol açar.

16. Dinde ikrah (zorlama) yoktur ayeti Ehl-i Kitab içindir. Mü'minler iyiliği/mârufu emr etmek, kötülükten/münkerden alıkonmak konusunda Kur'ana, Sünnete ve Şeriata göre zorlanabilir.

17. İsraf Kur'anla, Sünnetle, icmâ ile haramdır. Helaldir diyen dinden çıkar.

18. Hukuk önünde bütün Müslümanlar eşittir ama her konuda mutlak eşitlik yoktur. Kur'an "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" buyurmaktadır.

19. Zaruriyat-ı diniyeden bir şartı inkar eden, bütünü inkar etmiş gibi olur.

20. Resulullah Efendimizin (Salat ve selam olsun ona) bütün ashabı din konusunda âdildir, muhteremdir, İslamı bize ulaştırdıkları için hepsi velinimetimizdir. Aralarındaki ihtilaflar ve savaşlar dolayısıyla hiçbirini dışlamayız.

21. Bir Müslüman zina büyük günahını işlese, suçunu itiraf edip Şeriata göre recmen idam edilse, yine de kardeşlik dairesinden çıkartılamaz. Müslümanlar onun cenazesini alırlar, gasl edip kefenlerler, cenaze namazını kılıp toprağa verirler ve bağışlanması için dua ederler.

22. Zamanındaki İmam-ı Kebir'e biat etmeden önce ölen kişinin sanki cahiliye ölümü ile ölmüş olacağını Resulullah Efendimiz haber vermektedir.

23. Parayı, dünya malını, zenginliği, nefs-i emmâresini, lüksü, israfı, dalkavukların övgülerini seven, zalimlere yağ çeken kişi evliyaurrahman değil, evliyauşşeytandır.

* (Üçüncü yazı)
Uyarı
Tasavvufu ve tarikatları inkar eden, sûfî Müslümanlara kafir ve müşrik diyen o fitne kitabının yazarının, üzerindeki isim olmadığı, onu başka birinin yazdığı söyleniyor. Her hâl ü kârda reklamı yapılmamalıdır.

O kitaptaki hezeyanların yüzde doksanı Vehhabîlere aittir.

Cahil veya kötü niyetli bir Müslüman yanlış yapsa, onun bu yanlışından dolayı İslam suçlanabilir mi? Elbette suçlanmaz.

Cahiller yüzünden tasavvuf ve tarikat da kötülenemez.

Gerçek tasavvuf ve tarikat Kur'ana, Sünnete ve Şeriata dayanır.

Kur'anı, Sünneti, Şeriatı, tek kelimeyle İslam'ı hayata en iyi ve en doğru şekilde uygulayanlar mutasavvıf Müslümanlardır.

Bütün gerçek tarikatlar Tarikat-ı Muhammediyedir.

Nakşibendî, Kadirî, Rufâî, Mevlevî gibi isimler şube ismidir.

Gerçek tasavvufa, gerçek tarikatlara, küfür ve şirktir diyenlerin kendileri kafir olur.

Fitnecilerin tuzaklarına düşmeyelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi