M. Şevket Eygi

M. Şevket Eygi

İsrail Yıkılacak mı?

İsrail Yıkılacak mı?

İnternet arşivimde “Pourquoi Israelrisque de disparaître” başlıklı bir yazı var. İsrail’in niçin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu anlatıyor. İngilizce Fransızca gibi büyük dillerle bir arama yaparsanız bu konuda çok ciddî, tutarlı, ciddî yazılar, iddialar, araştırmalara ulaşabilirsiniz. Önümüzdeki yıllarda İsrail yok olabilir ve kendisi ile birlikte yeryüzüne ve insanlığa büyük yok oluşlar getirebilir. İsrail yok olduktan sonra dünyada yeni bir taş devri başlayabilir.

***

Eğitimde ve okullarda Türkiye’nin dünya birincisi olmasını istiyorum. Vicdanım ikinciliği bile kabul etmez. Kayıtsız şartsız dünya birincisi olacak... Bunu da düşmanlarımız, karşıtlarımız, rakiplerimiz kabul, itiraf ve tasdik edecek...

***

Tarımda Türkiye’nin, Hollanda ve İsrail’in önüne geçerek, yüzölçümü nüfusu iklimi ve imkânları ile şartlı olarak dünya birincisi olmasını istiyorum.

***

Türkiye’nin en zeki, en idealist, en vasıflı, en güçlü, en üstün, en istidatlı, en ehliyetli, en kabiliyetli, en başarılı Müslüman gençlerinin öncelikle şu beş mesleğe yönelmesini istiyorum: Subaylık... Öğretmenlik... İdarecilik... Hukuk ve yargı... Din hizmetleri.

***

Her gün yazsam azdır: Türkiye’de, İngiltere’nin Eton Koleji’nden daha üstün bir İslam Mektebi açılmasını ve bu okulun bütün talebelerinin beş vakit namazı okul camiinde okulun resmî imamının ardında cemaatle kılmalarının mecburî olmasını istiyorum.

***

Dar gelirli vatandaşlarıma: Az parayla yaşayabilmek için kanaate sarılınız. Kanaat tükenmez bir hazinedir. İsraf (savurganlık) yapmayınız. Besleyici fakat mütevazı ve ucuz yemekler yiyiniz. Ayda birkaç yüz lira da olsa, sanat veya zanaat eserleri üreterek para kazanınız. Allaha şükr edenlerden olunuz. Bir de imkânınız varsa kedi besleyiniz. Kedi eve bereket getirir.

***

İslam’da iyi şeyleri (mâruf) istemek, kötü (münker) şeyleri sevmemek ve istememek farzdır.  Müslüman bu farzı asgarî (en az) kalben yerine getirmelidir.


 
***

Gemideki bütün yolcular, gemi kaptanının gemiyi iyi idare etmesi, geminin selamette olması için dua etmelidir. Gemi kaptanına, uçak pilotuna beddua edilmez, hayırlı dua edilir.

***

İçi boş, ilimsiz ve irfansız, akl-ı selimsiz, kültürsüz hizmetkârlar; dine ve tasavvufa hizmet perdesi ardında, dinin ve tasavvufun içini boşaltıyor.          

***

Hem Müslüman’ız diyoruz, hem de İslam’a aykırı bir sürü iş yapıyoruz.

***

Mağrur, mütekebbir, kendini beğenmiş, Nemrud ve Firavun tabiatlı adam avaz avaz bağırıyordu. Ben izzet-i nefsimi çiğnetmem. Bunu duyunca, içimden izzet-i nefsin batsın dedim.

***

Müslüman olmakla iş bitmiyor. İyi, vasıflı, güçlü, üstün, şuurlu, doğru dürüst, dört başı mamur, hayırlı Müslüman olmak gerek.

***

Tebrik ediyorum: Beş arkadaş Atina’ya gittiler, vakit kayb etmemek için karınlarını birer sandviç ile doyurduktan sonra Benaki müzesine koştular. Hezarahsente onlara.

***

Bizim içi boş ve kof kaba sofu, dünya haberlerini seyr ederken Bangladeş kamplarındaki sefil, perişan, acınacak vaziyetteki Arakan Müslümanları ile ilgili yürek sızlatan filmi seyretti, bir ara mutfaktaki hanımına, “Hatçe, kurban külbastısının üzerine biraz kekik dökmeyi ihmal etme” diye bağırdı. Kaba sofunun keyfi yerindeydi.

***

Medyanın başta çocuklar ve gençlik olmak üzere, bütün halka küçük orta büyük kahramanları tanıtması, sevdirmesi, onların ibretli kıssalarını anlatması, onları örnek göstermesi gerekir. Şu anda bunun tam tersi yapılıyor. Hiçbir örnek tarafı olmayan birtakım erkekler, kadınlar, mankenler, zenginler, sporcular reklâm edilip duruyor. Toplum onları taklit ettikçe ahlak ve fazilet bakımından büyük gerileme ve yıkım oluyor.

***

Müslüman gençliğe örnek olarak Kafkasya kahramanı Şeyh/İmam Şamil’in gösterilmesini, öğretilmesini teklif ediyorum. Asr-ı Saadet ve Selef-i Sâlihîn devirlerinden sonra kahramanlıkta onun seviyesine çıkabilmiş çok az adam vardır. O üç boyutlu bir kahramandır: İcazetli din ve Şeriat âlimidir. İcazetli tarikat şeyhidir ve Emîrü’l-mü’minîndir. Resulullah efendimizin (Salât ve selam olsun ona) vekili, varisi ve halifesidir. Ahlak, fazilet ve meziyet bakımından bir şahikadır.


 
***

Nüfusunun on mislinden fazla bayram turisti alan bir şehrimizde su, ekmek, lahmacun, gıda fiyatları bazı fırsatçılar tarafından on katı yüksek fiyatlara satılmış. Muhterem bir bakan beyefendi, “Ben de bu haberleri okudum, çok üzüldüm, buna izin vermeyeceğiz” demiş. Olan olmuş... Bir litre su 18 liraya satılırken devlet ve belediye başka bir yere bayram tatiline mi gitmiş?

***

Müslümanların ümidini kırmadan, moralini yıkmadan kötülükleri teşhir ve protesto etmek gerekir. Sabah namazlarında camilerin boş olduğunu yazmak, tenkit etmek olumsuz bir iş değildir. Çıplaklığı, ahlaksızlığı, iffetsizliği, müstehcen yayınları, seks ticaretini ve köleliğini, yüz kızartıcı skandalları ve rezaletleri yazmak ve bu konuda feryat kopartmak olumsuz bir iş değildir. Müslümanlar uyarılmalıdır, aydınlatılmalıdır, bilgilendirilmelidir.

***

Batı kültürüne sahip aydın geçinen o kişiye, yirminci asrın on büyük filozof ve düşünürü, on büyük kültür kitabı hakkında bir kompozisyon yazınız dendiğinde, bizimki bir şey yazamazsa, iğreti aydınlığı elden gider.

***

Din ve mukaddesat sömürüsüne tepki göstermeyen, bu kötülüğü önlemek için çalışmayan bir İslam toplumu içinden çürümeye mahkûmdur.

***

Resulullah Efendimiz, “Din nasihattir” buyurmuştur. Bu devirde Müslümanlara hangi kurumlar gereği gibi nasihat ediyor? Diyanet mi, İlahiyat Fakülteleri mi, sivil toplum kuruluşları mı, tarikatlar, cemaatler mi?

***

Konya’dan bir haber aldım. Mevlana Celaleddin Rumî efendimiz hazretleri şehri terk etti, başka yere gitti demişler. Bu haber doğru ise manevî bakımdan Konya büyük tehlike altındadır.

***

Sünnet düşmanlarına, Sünnet yıkıcılarına dikkat... Onlar, sinsice İslam’ı içinden yıkmak istiyor. Biz Sünnet taraftarıyız ama Sünnet yıkıcıları ile mücadele etmeyiz, onların tezlerini çürütmeyiz diyenler de ileride enkaz altında kalacaktır.

***

O kadınlara kesinlikle fahişe demem ama “Niçin fahişe kıyafeti ile geziyorsunuz?” diye sorarım.

***

Yıllarca seyrine baktılar, göz yumdular, sonra birden bire ansızın tepelerine çullandılar. Niçin uzun yıllar boyunca beklediler?

***

Üç milyonu bastırdılar ve herifi serbest bıraktırdılar.

***

Hava çok boğucu, bunaltıcı, sıkıntı ve kasavet verici... İstikbal birtakım patlamalara gebe gibi görünüyor.

***

Bir dostum terli terli camie girmiş. Dışarıda nemli bir sıcaklık hüküm sürüyor. Küçük camide üç büyük klima cihazı varmış. Buz gibi hava püskürtüyorlarmış. Dostum namazdan sonra hasta olmuş.

***

Minarelerden 100 desibel şiddetinde ezanlar okunurken, şadırvanlar şar şar akarken, her yerde ucuz din edebiyatı yapılırken, birtakım şeyhler semalarda kanat çırparken, din adına her yıl milyarlarca lira toplanıp harcanırken; din içinden yıkılıyor, dinin içi boşaltılıyor, din ile hayat birbirinden kopartılıyor.

***

Bu devirde Şeriat hükümlerini hayata uygulamanın, avucunda kor tutmak kadar zor olacağı bin dört yüz yıl önce haber verilmiştir.

***

Okuma ihtimali varsa, okursa, okuyacaksa o gafil kişiye faydalı, kurtarıcı, aydınlatıcı bir din kitabı hediye ediniz. Belki hidayetine ve uyanmasına vesile olur.

***

Gergedan gibi biriydi, derisi çok kalındı. Küçük saçmalar, küçük mermiler ona tesir etmedi.

***

Herif yolunu bulmuş. Din diyor İman diyor Kur’an diyor cami diyor Ümmet diyor ve malı götürüyor, yükünü tutuyor.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
M. Şevket Eygi Arşivi